Emlak Broker - Mortgage Broker


Konut Kredisi Mortgage Kredi Faizi Emlak Piyasası Gayrimenkul Sektörü Haberler Makaleler Tavsiyeler Barındıran Kaynak Platform.Artık sitemize www.emlakbroker.com adresinden de ulaşabilirsiniz.

Ottoman Life hem yazlık hem kışlık

Etiketler: | 1 yorum


Pet Holding’in Bodrum’da başlattığı Ottoman Life projesi, hem yazlık hem kışlık hem de yatırım amaçlı ev arayan tüm Türk ve yabancı alıcılara hitap ediyor. 57 konuttan oluşan ve rezidans hizmetinin de verildiği projede fiyatlar 100-200 bin dolar arasında değişiyor.

Bir aile şirketi olan ve 33 yıldır petrol, maden, dış ticaret, inşaat ve gayrimenkul alım satımı konusunda faaliyet gösteren Pet Holding’in Bodrum’da başlattığı Ottoman Life projesi, ilçede dairesini hem yazlık hem de kışlık olmak üzere 12 ay kullanmak isteyen yerli ve yabancı yatırımcılar için en gözde alternatiflerden biri oldu. Türk kültürünü yaşamak isteyen yabancılar ve Osmanlı’nın geleneksel mimarisini özleyen Türkler’in yoğun ilgisi ile karşılaşan projede 57 konuta bir de rezidans hizmeti veriliyor. Dolayısıyla yoğun çalışan ve az tatile çıkabilen, çıktıkları zaman iş yapmak istemeyen ev sahiplerini de hedefleyen projede fiyatlar ise 100-200 bin dolar arasında değişiyor.


Projeyle ilgili detayları Zeynep Köksal’la konuştuk...


-Pet Holding olarak gayrimenkul sektörüne nasıl girdiniz?
Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Ayşe Köksal Çetin’in Londra’da yaşamaya başlaması ve İngiltere’de Türkiye emlak piyasasına artarak yönelen potansiyeli keşfetmesini takiben 2005 yılı sonbaharında proje olarak hayata geçirildi. Ottoman Life Gayrimenkul,
İnşaat, Turizm ve Ticaret Ltd’in ilk projesi Bodrum Turgutreis bölgesinde inşası devam eden Ottoman Life Konak Evleri". Proje Ağustos 2007’de site sakinlerinin kullanımına sunulmuş olup, 57 konut ve sosyal tesisler içeriyor.
Dar patikalar küçük avlular var


-2008 yılı hedefleriniz nelerdir?
Evlerimizin yarısını 2007 sezonunda sattık, 2008 yılının Aralık ayına kadar geriye kalan yüzde 50 evimizi satmayı hedeflemekteyiz. Yaz sezonunun en az 2007 kadar hareketli, hatta daha da verimli geçeceğine inanmaktayız. Geçen seneye kıyasla çok daha yoğun bir ilgiyle karşı karşıyayız. Bunda emlak fiyatlarındaki düşüşle piaysaların dengelenmesinin de faydası olduğunu düşünüyorum. Bu dönemler alım zamanı. Eğer paranız varsa bu dönemde mutlaka gayrimenkule yatırmalısınız. Ekonomi tekrar düzelmeye başladığında bu dönemlerde alım yapanlar her zaman çok büyük paralar kazanmışlardır.


Ottoman Life Konak Evleri’nin özellikleri nelerdir?
Konak Evleri konsepti Ottoman Life adından esinlenerek oluşturuldu. Osmanli’nin mimarisini Ege’nin mavisiyle ve Bodrum’un beyaz evleriyle birleştirerek tasarlandı. Osmanli’daki dar patikalar, arnavut kaldırımı geçitler, küçük avlular, taş evler, kubbeler Konak Evleri mimarisini yarımadada benzersiz kılan özellikleri. Tüm bu özellikler mimariye yansıtılırken tabii ki Bodrum’un doğal dokusuyla uyumlu, doğaya saygılı, yeşille iç içe evler yaratılmaya çalışıldı. İnşaatımızı çok kısa bir sürede tamamladık. Ekim 2006’da başlayan inşaatımız Temmuz 2007’de bitti ve satılmış olan evlerimizi ev sahiplerine teslim ettik. Bodrum- Turgutreis’de bulunan projemiz toplam 57 adet 1, 2 veya 3 odalı konuttan oluşmaktadır.
100 bin dolardan başlıyor


-Projede ne tür sosyal alanlar sunuluyor?
Yüzme havuzu, sauna, spor salonu ve restoranı bulunan sosyal tesisleri ile projemiz, sadece ve sadece 1. kalitede inşaat malzemeleri ve teknikleri kullanılarak tamamlandı. Lüks site konseptinde düzenlenen Konak Evleri’nde beyaz eşyası tamamlanmış mutfak, klima, şömine, çift camlı pencereler, ebeveyn odalarında tuvalet ve banyo, depo, yatak odalarında gömme dolap gibi pek çok özellik bulunmaktadır. Evlerimizin banyosu ve mutfağı tamamlanmış olarak ev sahiplerimize teslim edilmektedir. Ayrıca hemen yanımızda 5 yıldızlı Hawthorn Karaca Resort bulunmaktadır. Bu ultra lüks otelin spa, hamam, kuru temizleme gibi servislerinden de Ottoman Life sakinleri büyük komşuluk indirimleri ile yararlanabilmektedirler.


Hedef kitleniz kimler?
Biz hem yatırımcı, hem yazlıkçı, hem de 12 ay yaşayacak yerli ve yabancı alıcılara hitap edebiliyoruz. Türk kültürünü yaşamak isteyen yabancılar ve Osmalı’nın geleneksel mimarisini özleyen Türkler hedef kitlemiz. Konak Evleri’nde rezidans hizmeti de verilmektedir. (Evlerin seyahat öncesinde tarafımızdan temizletilmesi, güvenlik vs..) Dolayısıyla yoğun çalışan ve az tatile çıkabilen, çıktıkları zaman iş yapmak istemeyen ev sahipleri de hedef kitlemize girmektedir. Evlerin fiyatları 100-200 bin dolar arasında değişmektedir.


www.ottomanlife.com
0 252 382 64 63
Nihal YUVACAN / Vatan

Doğa'dan Bodrum'a Hanımeli Evleri

Etiketler: | 0 yorum


Doğa Gayrimenkul’ün inşa ettiği Doğa Bodrum Hanımeli Evleri’nin satışları devam ediyor. 2009 yılının bahar aylarında tamamlanacak projede fiyatlar 280 bin ile 690 bin euro arasında değişiyor.

29 blokta 59 daireden oluşan Bodrum Doğa Hanımeli Evleri 4 farklı tipte ve farklı metrekarelerde alternatifler sunuyor. A tipi villa, A tipi dubleks, A tipi 2+1 ve B tipi 3+1 olmak üzere dört tip konutun bulunduğu projede 2+1 düz daireler 95 metrekare, 3+1 düz daireler 135-140 metrekare, 3+1 bahçe dubleksler 195 metrekare olarak planlanmış. Evlerin fiyatları metrekare ve tiplerine göre 280 bin ile 690 bin euro arasında değişiyor.

Bodrum havaalanına 45 kilometre, şehir merkezine 20 kilometre uzaklıkta bulunan proje Bodrum’un doğal güzellikleri ile bilinen Hebil koyunda yer alıyor. Nisan 2007’de temelleri atılan Bodrum Doğa Hanımeli Evleri, 2009 yılının bahar aylarında sahiplerini ağırlamaya başlayacak.

Doğa Bodrum Hanımeli Evleri kendisine ait özel sahili ile kalabalık ve karmaşadan uzak sakin bir ortam vaat ediyor. Projede masaj, fitness, aqua gym, yoga, aerobik, pilates ve su sporları gibi farklı aktiviteler de yapılabiliyor. Projede ayrıca, house keeping, kapalı devre kamera sistemi, 24 saat resepsiyon, concierge, kuru temizleme, laundry, posta mesaj hizmetleri, evlere her gün taze çiçek ve gazete servisi ile kişiye özel alışveriş hizmetleri de yer alıyor.

Helenium Sun'da son 20 daire

Etiketler: | 0 yorum


Başarır İnşaat tarafından Haziran 2007 tarihinde inşaatına başlanan Helenium Sun 2008 yılının eylül ayında sahiplerine teslim edilecek. Projede son 20 dairenin satışı da sürüyor

Başarır İnşaat tarafından Kartal’da inşa edilen Helenium Sun konutları eylül ayında sahiplerine teslim edilecek. Sitedeki son 20 daire yeni sahiplerini bekliyor. 10 bin metrekare alan üzerine 5 blok ve 211 daireden oluşacak Helenium Sun konutları, ilan edilen tarihten 4 ay önce sahiplerine teslim edilecek. Son 20 dairenin kaldığı Helenium Sun konutları, güvenlik, konfor gibi yaşamın tüm gereksinimlerini içinde barındıran bir proje olarak göze çarpıyor.

Konutlar, özel kampanyayla 24 aya kadar vade farksız satın alınabiliyor. Ayrıca, bankalarla yapılan özel anlaşmalarla toplam tutarın yüzde 75’i kredilendirilebiliyor. Kartal’da Helenium Sun konut projesinde, 2+1 tipindeki 105 metrekare daireler peyzaj ve havuz manzaralı, 3+1 tipindeki 135 metrekare daireler 3 cepheli geniş bir görüş açısına hakim. 150 metrekarelik 3+1 daireler ise ebeveyn banyolu ve deniz manzaralı. Toplam 211 adet yapılacak konutlar metrekare ve konumuna göre 199-325 bin YTL fiyat aralığında satışa sunuldu.

Açık ve kapalı otopark, açık havuz, yürüyüş parkurları, çocuk parkları, tenis, basketbol, voleybol sahaları, internet altyapısı, merkezi uydu sistemi, jeneratör, yangın sensörleri, intercom, 24 saat kesintisiz güvenlik, kapalı devre kamera sistemi, dijital şifreleme gibi teknolojik olanakların yer alacağı Helenium Sun’ın yüzde 75’i yeşil alana ayrılmış. Radye temel ve perde beton sisteminin kullanıldığı Helenium Sun’da her dairede ankastre beyaz eşya da standart olarak sunuluyor.

Kiptaş şimdi de işyeri satıyor

Etiketler: | 0 yorum


İstanbul’da çeşitli Kiptaş projelerinde yer alan 60 işyeri 57 bin YTL’den başlayan fiyatlarla satılıyor

Kiptaş, Topkapı Merkez Evleri, Sefaköy Konutları, Hadımköy Konutları 1. Etap, Mimar Sinan Konutları, Tuzla Konutları 1. Etap ve Yeşil Vadi Konakları’nda yer alan alışveriş merkezlerindeki işyerlerini satışa sunuyor.

Satışa çıkarılan toplam 60 işyerinin fiyatları 57 bin YTL’den başlarken, teklif alma usulü ile satışı gerçekleştirilecek işyerleri için yatırımcılar, KİPTAŞ Tanıtım ve Pazarlama Müdürlüğü’nden bilgi alabiliyor.

Tel: (0212) 477 03 00

İhtiyaçta Ziraat,konutta Garanti

Bireysel krediler 2007 yılında da büyümesini sürdürdü ancak artış hızı yavaşladı. Bunun nedeni global piyasalardaki krize bağlanıyor.

Krediler içinde bankaların pazar paylarına bakıldığında ihtiyaç kredilerinde ilk sırada Ziraat Bankası yer alıyor. Konut kredilerinde birinci sırayı ise Garanti Bankası alırken, taşıt kredilerinde birincilik 2007 yılında pazar payı ciddi oranda azalan Akbank'a ait.

Son yıllarda bankaların özellikle bireysel kredilere ağırlık vermesiyle bankacılık sektörünün kredi portföyünde ciddi bir artış gözleniyor. Ancak veriler incelendiğinde son iki yıllık süreçte krediler artmaya devam etse de artış hızında bir yavaşlama olduğu dikkat çekiyor. Taşı t kredileri tarafında ise gözle görülür bir azalma söz konusu.

Kaynak: Ekonomist

'Alacaksan döviz kredisi al' dönemi bitti

Global piyasalarda yaşanan dalgalanma, döviz kredi faizlerini de vurdu. Daha önce artan global likiditenin etkisiyle gerileyen faizler ve düşen kurlarla çekim merkezi olan döviz kredileri, yükselen faizlerle eski cazibesini kaybetti.

Çünkü daha önce yüzde 3-4 seviyesinde olan döviz kredi faizleri, son günlerde yüzde 6-7 seviyelerine kadar yükseldi.

Son yıllarda hem kurlardaki, hem de faizlerdeki düşüş nedeniyle cazibesi artan döviz kredilerinde trend, tersine dönmeye başladı. Uluslararası bankacılık sisteminde ağustos ayından itibaren başlayan likidite krizi, bankaların yüksek zararları ve global durgunlukla birleşince, global finansal sistemde güven krizine neden oldu.
2008/17 nolu sayı


Kaynak: Ekonomist

Konutta kriz olmaz

Etiketler: | 0 yorum

Adil Bey bir konut alıcısı olarak, ülkemizin konut sektöründe kriz olmadığını ve olamayacağını ancak, kriz korkusu ve beklentisinin yapay bir kriz ortamı yarattığını düşünüyor.

Adil Bey, “Konut üreticilerinin bu kritik süreci iyi planlamaları gerekiyor. Eğer konut üreticileri bu süreci iyi planlanmazlarsa, panikler ya da paniklemiş görüntüsü verirlerse, konuta olan talep potansiyelini iyi analiz edemezlerse, yapay olarak yaratılan konut krizinin gerçek krize dönüşmesine neden olabilirler.” demekte ve şöyle devam etmektedir:

Üretilen konut tipleri, büyüklükleri ile talep arasındaki uyumsuzluk, uygun nitelikte olmayan aşırı konut üretimi ve satış fiyatlarındaki artış, maliyetlerdeki ve arsa fiyatlarındaki artışla birleşince, konut piyasalarındaki daralma süreci 2005 yılı sonlarında başladı. 2006 yılı ilk çeyreğinde ortaya çıkan faiz oranlarındaki artış, daralma sürecini tetikledi.

Toplam satış fiyatı yüksek olan konutlarda satışlar durma noktasına geldi. Satışlar, ancak konumu ve nitelikleri iyi, alanı küçük, fiyatları düşük ve nitelikli olan konutlarla sınırlı kaldı.

Üretimlerine daha önce başlanmış, satışları durmuş olan projelerin üreticileri, konut satış fiyatlarını doğrudan düşürme olanağı bulamadılar. Bunun yerine, faizleri fonlayarak dolaylı bir indirime gittiler. Bu arada inanılmaz kampanyalar düzenlediler:

%1 peşinatlar,

Peşinatsız satışlar,

%0 faizler,

Konut alana hediye olarak araç vermeler,

Satın alınan konuta gelir garantileri,

Konutu teslim aldıktan sonra taksitleri başlatmalar,

Şimdi al sonra öde…

kampanyaları.

Konut üreticilerinin bir kısmı satış yapabilmek için tüketicinin de aklını karıştıran, inanılmaz kampanyalar uyguluyor ve bütün riskleri göğüslüyorlardı.

Üreticilerin sıfır faizle satış yapmaya çalıştığı, faizi fonladığı ortamda, bankaların risk almasına gerek yoktu. Nasılsa üreticiler tek başına tüm sıkıntıları sırtlıyorlardı. Üstelik de iyi sırtlıyorlardı...

Ancak, bütün bu önlemler karışışında beklenen satış patlaması olmadı. Birçok firma için normal satışlar da gerçekleşmedi. Hatta bazı firmalarda satışlar durma noktasına geldi…

İşte tam bu ortamda ABD konut sektöründe ortaya çıkan gelişme, doğal olarak Dünya genelinde bir krizler ve fırsatlar sürecini başlattı:

Örneğin, ABD’nde faizler düşmeye buna karşın, Türkiye’de YTL karşısında döviz değerlenmeye, kredi faiz oranları artmaya başladı.

Konut alıcısı Adil Bey,

“Üreticilerin genelde pazarlama stratejilerinde paniklemiş gibi bir tavır sergilediklerini,

Bu durumun konut alıcılarını olumsuz yönde etkilediğini,

Alıcıları, konut fiyatlarının daha da düşeceği, konut piyasalarında kriz çıkacağı

beklentisine yönelttiğini”

düşünüyor.

Adil Bey, nüfus artışını, şehirleşme hızını dikkate aldığında, gerçekte konuta ciddi bir talebin olduğunu biliyor. Örneğin, İstanbul’da yılda 250.000 yeni konut açığı olduğu, yaklaşık 90.000 çiftin evlendiği bir ortamda, konuta olan talebin devam edeceğini görüyor.

Adil bey, konutlara olan talebin de nitelik değiştirdiğinin farkında:

Hele İstanbul gibi hızlı bir nüfus artışı yaşayan kentte, büyük konutlara olan talep gittikçe azalıyor. Bundan böyle, konut almak isteyenlerin alacakları konut büyüklüğünü belirleyen unsur konutun satış fiyatı olacaktır.

Uygun bir bölgede, küçük, kolay alınıp satılabilen, işletme giderleri düşük, buna karşın konforlu, ergonomik ve ekonomik konutlar daha kolay satılabilecek, diğer konutlara talep çok sınırlı olarak kalacaktır…

Adil Bey, son ekonomik gelişmeleri fırsata dönüştürebilmek için şu önerilerde bulunuyor:

“Konut piyasaları ülkelerin motor gücüdür.

Konut sektörünü canlandırmak demek, ülke ekonomisine kan ve can vermek demektir.

Konut faizleri mutlaka özel olarak ele alınmalı ve düşürülmelidir.

Faizlerin yükü konut üreticisine yüklenmemelidir.

Tüketiciler de faizlerin yükünü tek başına taşıyacak durumda değildir.

Konut alıcıları ve satıcıları vergi bağışıklıkları ile desteklenmektedir.

Konut alımı özendirilmelidir.

2005 yılından bu yana geçen süreçte, ciddi bir potansiyel konut talebi oluşmuştur. Bu talep değerlendirilmelidir.

Dünya ekonomisinde ciddi sıkışıklıkların beklendiği bir dönemde, ülke ekonomisini yönlendirenler, konut piyasalarını canlandırma fırsatını kaçırmamalıdır.

Konut piyasasını canlandırmak, ülke ekonomisini canlandırmanın en öncelikli yoludur.

Konut üreticileri de paniklemiş bir görüntü veren pazarlama stratejilerinden vazgeçmelidir.

Unutulmamalıdır ki, üreticinin paniklemiş göründüğü yerde, alıcı cesaretli olmaz.”

Fırsatlarınızın bol olması dileğiyle…

Dr. Turgut ENGİNOĞLU

turgut.enginoglu@ym.com.tr

İpotekli konut başkasına satılabilir mi?

Etiketler: | 0 yorum

Üzerinde “ipotek” bulunan bir konut tapuda bir başkasına satılabilir mi? “İpotek” taşınmazın devrini engeller mi?

Üzerinde ipotek bulunan bir konut malikinin, bu konutu başkasına satmasının mümkün olup olmadığını cevaplamadan önce ipoteğin ne olduğu hakkında kısa açıklama yapmam gerekiyor.

1) İpotek nedir?

İpotek; bir borç için bir taşınmazın teminat olarak gösterilmesini içeren özel bir mülkiyet hakkıdır. Gayrimenkul hukuku deyimi ile söylersek “sınırlı ayni hak” tır. İpotek ilişkisi, bir “alacaklı”, bir “borçlu” ile bu ilişkiyi teminat altına alan bir taşınmazı zorunlu kılar.

“İpotek” denildiğinde, kural olarak; bir alacağı güçlendirmek için borçlu şahıs; kendisine veya başka bir şahsa ait taşınmazı alacaklı lehine teminat göstermektedir. İpotek; ancak ve kesinlikle tapuda kayıtlı bir taşınmaz üzerinde kurulabilmektedir. Tapuya kayıtlı olmayan bir taşınmaz üzerinde “ipotek” kurulamaz. Ayrıca, taşınmazın, “konut”, arsa”,”arazi” vs nitelikte olması önemli değildir.

Aslında işin özü şu: Alacağınız var ve bu alacağınızı çek-senet vb. belgelerle teminat altına almak dışında, daha sağlam bir güvence arıyorsunuz. Borçlu çekini-senedini ödemediğinde, borçlunun bankada hesabı yada adına kayıtlı taşınmazı yoksa alacağınızı nereden-nasıl alacaksınız? İşte böyle bir durumda, bir kısım tapu masraflarını göze alıp, borçluya veya onun yerine bir başkasına ait taşınmaz üzerinde ipotek hakkı kuruyorsunuz. Borç ödenmediğinde de İcra-İflas Kanunu çerçevesinde “ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi” başlatıp, taşınmazı satarak alacağınıza kavuşuyorsunuz.


2) İpotekli konut başkasına satılabilir mi?

Ana soruya gelince; Türk Medeni Kanunu 888 ve ilgili mevzuat uyarınca, üzerinde ipotek bulunan konut maliki, bu konutu bir başka sahsa satabilir. Satışın yapılmasını engelleyen bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.

Peki, böyle bir satış işleminin riski nedir?

İpotekli bir konutun bir başkasına satılması halinde alıcı; ipotek borcunun alacaklıya ödenmemesi halinde satın aldığı konutun icra müdürlüğü aracılığı satılmasına katlanmak zorunda kalacaktır. Zira, yeni malik, konutu ipotek hakkı ile sınırlı olarak kazanmaktadır. Bu durum; bir çok yüksek Mahkeme kararında “ .. kredi borcunun teminatı olarak banka yararına ipotek edilen ve paraya çevrilmesi yoluyla takibe konu taşınmazların maliki tarafından üçüncü şahsa satılmış olması teminat olma niteliğini ve alacaklının haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklinde açıkça ortaya konulmuştur.

Dolayısıyla, ipotekli bir konutu satmak konusunda genel olarak bir hukuki sorun bulunmamaktadır. Ancak, ipotek alacaklısı ile borçlu arasındaki sözleşmede bu durumu sınırlayan hükümlere dikkat edilmelidir.

Av. Mehmet Parlak
mehmetparlak@emlakkulisi.com

Soyak Evreka’da kampanya zamanı

Etiketler: | 0 yorum


Soyak Evreka’dan konut satın almak isteyenler konut fiyatının sadece yüzde 15’ini peşin ödeyerek yüzde 0,59 faiz oranı ve 120 aya varan vadelerle ödeme yapabilecek

Soyak, Kartal’da satışa sunduğu Soyak Evreka projesinden konut sahibi olmayı kolaylaştıracak bir kampanya başlattı. Yüzde 15 peşinat ve yüzde 0,59 faiz oranının sunulduğu kampanya ile Soyak Evreka’da bulunan daireler cazip ödeme koşulları ile sahiplerini bekliyor. Kampanyadan yararlanmak isteyenler, 4 Mayıs Pazar akşamına kadar başvuruda bulunabiliyor.

Soyak Evreka’da yüzme havuzu, yürüyüş alanları, kapalı ve çok amaçlı spor alanı, basketbol ve voleybol sahası ile açık-kapalı çocuk oyun alanları da bulunuyor. 24 saat özel güvenlikli bir kapalı site olan Soyak Evreka, E-5 ve TEM otoyolları, Sabiha Gökçen Havalimanı, deniz otobüsü ve inşaatı devam eden Marmaray projesine yakınlığı ile ulaşım açısından da avantajlı bir konumda yer alıyor.

Tel: 444 0 795
Web: www.soyak.com.tr

Yabancıya satışa onay çıkıyor

Etiketler: | 0 yorum


Yabancılara mülk satışı konusunda Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı dikkate alınarak hazırlanan yasa tasarısı, TBMM Adalet Komisyonu’nda benimsendi

Tapu Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısına göre, yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde, kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin; sulama, enerji, tarım, maden, sit, inanç ve kültürel özellikleri nedeniyle korunması gereken alanlar, özel koruma alanları ile flora ve fauna özelliği nedeniyle korunması gereken hassas alanlarda ve stratejik yerlerde kamu yararı ve ülke güvenliği bakımından taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinemeyecekleri alanları, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının tescile esas koordinatlı harita ve planları içeren teklifi üzerine belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak.

Yabancı uyruklu gerçek kişiler, merkez ilçe ve ilçeler bazında, uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüz ölçümünün yüzde 10’una kadar kısmında taşınmaz ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı ayni hak edinebilecek. Bakanlar Kurulu, merkez ilçe ve ilçelerin altyapı, ekonomi, enerji, çevre, kültür, tarım ve güvenlik açısından önemlerini dikkate alarak, bu orandan fazla olmamak kaydıyla farklı oran belirlemeye yetkili olacak.

Askeri yasak bölgeler, askeri güvenlik bölgeleri ile stratejik bölgelere ve değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri Milli Savunma Bakanlığınca, özel güvenlik bölgeleri ve değişiklik kararlarına ait harita ve koordinat değerleri ise İçişleri Bakanlığınca geciktirilmeksizin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanlığa verilecek.

İlgili kurum ve kuruluşlar, yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin taşınmaz ve sınırlı ayni hak edinemeyecekleri alanların yüz ölçümlerini kanunun yürürlük tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde komisyona bildirecek. Valilikler de yine aynı sürede, ilçelerin uygulama imar planı ve mevzi imar plan sınırları içerisinde kalan toplam alanların yüzölçümlerini komisyona iletecek.

Yabancı uyruklu gerçek kişilerin merkez ilçe ve ilçeler bazında edinebilecekleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikte ayni hakların miktarı tespit edilinceye kadar geçecek süre içinde, yabancı uyruklu gerçek kişiler taşınmaz ve sınırlı ayni hakları edinebilecek.

Formula 1 pistine önce kiracılar çıktı

Etiketler: | 0 yorum



Formula 1'in İstanbul ayağının 'kongre ayı' olarak nitelendirilen mayıs ayına alınması otelleri doldurdu. Otellerde yer bulamayan turistlerin bulduğu çözüm ise Akfırat'ta ev veya villa kiralamak oldu..

Formula 1'in İstanbul ayağının bu yıl, geçtiğimiz senelerde olduğu gibi ağustos ayının son haftasında değil, 9-11 Mayıs tarihinde yapılacak olması kongreler nedeniyle doluluk oranları yüzde 80-90'a varan otellerin yüzde 100 dolmasına sağladı. Otelcilerin büyük bir kısmı ise bu durumdan rahatsız. Nisan-mayıs aylarında odalarını her şekilde dolduran oteller, Formula 1 seyretmek için gelecek turistlerin isteklerine cevap veremediklerinden yakınıyor. Resmi bir rakam olmamakla birlikte bu sene Formula 1 için Türkiye'ye 20 ila 30 bin arasında turistin gelmesi, bu turistlerin 50-60 milyon dolar harcaması bekleniyor. Bu ek taleple birlikte otellerde yer bulamayan turistler için ise çözüm ev veya villa kiralamak oluyor.

Günlük bin dolar
Ev kiralamak isteyen turistlerin hatırı sayılır bir kısmı da 3-4 gün konaklayacakları İstanbul'da, Formula 1 pistine en yakın bölgeleri tercih ediyor. Özellikle Akfırat, Tuzla, Kurtköy ve Pendik'te otel sayısının eksikliği, zengin turistleri otel odalarında kalmak yerine dayalıdöşeli villaları kiralamaya itiyor. Tahmin edileceği gibi, bu talep, bölge için ciddi bir ekonomi yaratıyor. Villa sahipleri evlerini 3-4 günlüğüne kiralamak isteyenlerden 1 aylık bedel talep ediyor.

Peki turistlerin bu isteklerinin maliyeti ne oluyor?
Aylık en az 2 bin 500 dolarlık ev kirasını ve 500 dolarlık site aidatını hesaba katınca, 3 gün konaklamak isteyen turistlerin 1 günlük ev kullanımı minumum bin dolara denk geliyor. Hesaba temizlik ve taşınmayı da ekleyince maliyet daha da artıyor. Bu rakam başlangıçta yüksek gibi görünse de, evin hacmine göre değişmekle birlikte, evlerde en azından 4-5 kişinin kalabilmesi ve evlerin Formula 1 pistine yakınlık önemli avantajlar getiriyor. Bu nedenlerden dolayı ev kiralamak isteyenlerin önemli bir kısmını da yarış ekipleri oluşturuyor. Villa kiralamayı tercih eden turist veya yarış ekipleri ise keselerinin ağzını açmak zorunda kalıyor. Bunun nedeni, villa sahiplerinin, evlerini 3-4 gün konaklamak isteyen turistlerden bütün mayıs ayının kira bedelini talep etmesi.

Örneğin, Arkeon Evleri'nden kiralama yapmak isteyenler toplamda 5 bin YTL'yi gözden çıkarmak zorunda kalıyor. Bu rakamın içinde 2 bin 500 YTL ev kirasına, 500 YTL site aidatı ve diğer masraflara (temizlik, taşınma vs.) gidiyor. Ev kiralama talepleri ise site yönetimine bildiriliyor ve yönetim evini kiralamaya yanaşan ev sahipleriyle temas kuruyor. Uygun görülürse sözleşme dahi yapılabiliniyor.

Konut almanın tam zamanı!

Etiketler: | 0 yorum


Artan maliyetlere rağmen hala yerinde sayan konut fiyatlarıyla satış kampanyalarının konut almak isteyenler için tam bir fırsat anlamına geldiğini söyleyen konut üreticileri, vatandaşı her kampanyanın fırsat olmadığı konusunda da uyarıyor

Global krizin gölgesi altında uzun süredir artmayan konut fiyatları, bu günlerde konut almak isteyenler için bulunmaz bir fırsat oluşturuyor. Artan konut maliyetlerine rağmen, piyasadaki satış sıkıntısının etkisiyle konut fiyatları yerinde sayıyor. Siyasi ve ekonomik krizlerin gündeme oturduğu bu dönemde önünü görmekte zorlanan konut üreticileri ise satış sıkıntısını aşmak için çeşitli kampanyalar düzenliyor.

Düşük konut fiyatlarına ek olarak, düşük peşinat ve düşük faizle taksit, taksit erteleme, peşin alımlarda fiyat indirimi gibi cazip ödeme kolaylıklarıyla tüketicinin karşısına çıkan konut üreticilerinin artan maliyetler karşısında daha ne kadar dayanabileceği ise bilinmiyor. Konut üreticisi firmaların üst düzey yöneticileri, artan konut maliyetlerine parelel olarak haziran ayından itibaren armaya başlaması beklenen kont fiyatlarının eylül ayında tepe noktaya ulaşacağını belirtiyor.

Önce zam, sonra indirim yapıyorlar

Konut üreticileri, son günlerde ardı ardına düzenlenen kampanyaların değerlendirilmesi gerektiği konusunda hemfikir olmakla birlikte tüketiciyi uyarıyor. Bir çok firmanın alıcı lehine, gerçekten avantajlı kampanyalar düzenlediğini belirten yetkikiler, bazı kampanyaların ise aldatmacadan ibaret olduğunu söylüyor. Yetkililere göre, bazı firmalar mevcut fiyatlarını önce artırıp sonra indirimli fiyat açıklıyor, aslında eski fiyatları indirimli fiyatlarmış gibi göstermeye çalışıyorlar. Bazıları da faiz oranlarında yaptıkları indirimi fiyata zam olarak yansıtıyor, ya da tam tersi bir politikaya giderek fiyat indirimini, yüksek taksitlerle süvbanse etmeye çalıyor.

'Bugün alan karlı çıkar'

Erdoğan Bayraktar - Toplu Konut İdaresi Başkanı

"2003 yılıdan itibaren inşaat sektöründe çok ciddi bir canlanma yaşandı. Tabii bu durumdan büyük oranda inşaat malzemesi üretenler istifade etmeye kalktılar. İnşaat malzemelerini enflasyonun 2-3 misli artırdılar. Enflasyon yüzde 9-10 oranında iken inşaat malzemeleri yüzde 50-60 oranında arttı. Orta ve alt gelir grubu yani zaten alım gücü olmayan grup iyice konut alma sıkıntısına girdi. Lüks konut alıcısı ise beklemeye geçti. Ayrıca konut kredi faizleri 0.95'lere kadar düşmüştü şimdi 1.50'ye çıktı. Bir de meslekle ilgisi olmayanlar da inşaat işine soyundu. Böylece bir lüks konut stoğu oluştu. Bu da bir statiklik getirdi.

Biz bu artışları alt ve orta gelir grubu konutlarından satın alan vatandaşlara yansıtmayacağız. Artışlarımızı TEFE, ÜFE ve memur maaşı katsayısına göre yapmaya devam edeceğiz. Ama fiyat artışları, bundan sonra yapılacak olan projelere yansıyacak. Bu gün alan karlı yani. Konut almanın tam sırası aslında. Sıkışan müteahhitler, malzeme fiyatları ne kadar artarsa artsın konutlarını mecburen ucuza verecek. Yeni yapılanlarda maliyetler artıyor, ama satılacak konutların da fiyatları düşüyor. En akıllıcası yeni bitmiş konutlardan almak."

'Hepimiz fiyat artışı bekliyoruz'

Feyzullah Yetgin - Emlak Konut GYO Genel Müdürü

"Maliyetlerdeki artışla birlikte konut fiyatlarının artması beklentisi hepimizde var. Bu nedenle açıkçası konut almanın tam zamanı. Fakat seçici olmakta fayda var. Yani fiyat uygun olduğu için herhangi bir projeye girmektense, vatandaşların uzun vadeli düşünüp, seçici olmalarında fayda var. Amerikada yaşanan mortgagğe krizinin bütün dünyaya ve bize olan yansımaları yavaş yavaş hissedilmeye başladı. Ama Türkiye'deki konut ihtiyacı ve talebi bitmedi. Artarak devam ediyor. Ama insanlar faizlerin ve fiyatların düşmesini bekliyor. Talep tarafı bu kadar yoğunken fiyatların düşmesimümkün değil. O nedenle vatandaşlarımız kendi beklentilerini karşılayan bir projeden beklemeden, doğru hesap yaparak kararlarını versinler. Tabii konut alınacak firmayı iyi seçmek ve kendi ödeme gücünü de iyi tartmak çok önemli. Belki çok idealize ettiğimiz bir konutu değil de biraz az klasmanda, ödemesinde sıkıntı çekmeyeceğimiz bir konutu seçmek daha mantıklı olur."

'Konutun getirisi daha iyi'

'Umut Durbakayım - Teknik Yapı Başkan Yardımcısı'

"Konut fiyatlarının gerek yaşamak, gerekse yatırım için alınan konutlar açısından çok uygun bir seviyede olduğunu düşünüyorum. Çünkü uzun süredir aynı seviyesinde giden konut fiyatları, özellikle son bir yıldır önemli bir yükseliş veya düşüş göstermedi. Artan maliyetlerin fiyatlarda oluşturduğu baskı giderek artıyor. Taleplerdeki durgunluk, fiyatları iyice germeye başladı. Gayrimenkulün tükenen bir kaynak olduğunu da bunlara eklersek; bu gerilim ortamının fazla uzun süreceğini sanmıyorum. Fiyatların 2008 sonunda eski ivmesini tekrar kazanacağını ve yükseleceğini düşünüyorum.

Konut almanın uygun olduğunu gösteren bir diğer parametre ise alternatif yatırım araçlara göre getirisinin daha iyi olması. Konut alacaklara tavsiyem, doğru yerde, doğru fiyatla, doğru projeyi doğru firmadan almayı hedef edinmeleri. Konutun alınacağı yer gelişme potansiyeli olan, ulaşımı kolay bir yer olmalıdır. Projenin otoparkı, sosyal donatısı, güvenliği düşünülmüş, lüks olmasa bile kaliteli malzemelerin kullanılıyor olmalı."

'Konut, yatırımcısını sevindirecek'

Elif Pehlivanlı - Han Yapı Pazarlama Müdürü

"Son dönemde yurtiçi ve yurtdışında yaşanan olumsuz gelişmelerle beraber, konut alımı, konutun doğru yatırım olup olmadığı tartışılmaya başlandı. Nominal faizlerdeki düşme beklentisi, yurtdışında yaşanan global kriz nedeni ile borsa, döviz, faiz gibi diğer yatırım araçları şu anda cazip değil. Bu nedenle, birikimlerin konuta yönleneceğini ve konutların daha önceki yıllarda yapmış oldukları primlerle yatırımcılarını sevindirdikleri gibi, uzun vadede bunu devam ettireceğini düşünüyoruz.

Bununla beraber, şu anda geliştirici firmaların yapmış olduğu fiyat ve ödeme

avantajları da göz önüne alınırsa konut alımı için uygun bir zamandır. Ancak bu satın alım, oturmak için de olsa, yatırım amaçlı da olsa, konutunu yeri, konumu, ulaşılabilirliği, farklılığı, proje geliştirici firmanın ve inşaat firmasının güvenilir olması, can güvenliği sağlaması, teslim tarihi gibi bir çok acıdan değerlendirilmelidir."

'Kampanyalar herkes için fırsattır'

Ali Dumankaya - Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi

"İnşaat sektöründe bu tür mini dalgalanmalar her zaman olur, bu da şirketlerin satış kampanyalarına yansır. Şirketler, düşük peşinatlarla, peşin alımlarda indirimli, taksitli alımlarda düşük faizli, taksit ertelemeli kampanyalar yaparlar. Bu günlerde sıkça rastladığımız bu tür kampanyalar, herkes için bir fırsattır, ihtiyacı olan herkes yararlanabilir. İnşaat işi bir maratondur. Bu uzun koşu içinde nadiren oluşan bu tür dalgalanmalar ciddiye alınmamalıdır."

'2009 sonuna kadar kar beklemeyin'

Serdar İnan - İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı

"2007 yılı karşılaştırdığımızda 2008 yılı içinde YTL karşılığında İstanbul’un dış semtlerinde fiyatların ya aynı kaldığını, ya da yüzde 10 düşüş yaşandığını gözlüyoruz. Yıllık enflasyonu da hesaplarsak yaklaşık yüzde 20’lere varan bir düşüşün söz konusu. Ancak şehir merkezinde, doların artışına rağmen fiyatlarda bir geriye gidiş olmadı. İnşaat sektörünün her zaman 7 senelik bir periyotla hareket ettiğini görüyoruz. Bu nedenle 2005 yılında sektörde yaşanan patlamanın bir benzerini 2012 yılında yaşayacağımızı düşünüyoruz. Daralma en çok 2008 ve 2009 yılları arasında hissedilece, 2009’dan sonra piyasada bir rahatlama olacak.

İhtiyacı olanlar gayrimenkul alımı yapabilir. Ancak yatırım maksadı ile alımları 2009 içinde yaparlarsa daha kazançlı olurlar. Eğer çok beğendikleri bir yer varsa, fiyatları düşecek diye beklemesinler, az bulunanların değeri her zaman artacaktır. Öte yandan önü açık, az bulunur gayrimenkullerin fiyatları artmaya devam edecek. Ancak çok inşaatın olduğu alternatifleri bol bölgelerdeki gayrimenkullerin fiyatlarında durağanlık oluşacak. Yatırım amaçlı yatırımlardan 2009 sonuna kadar bir kar etmek mümkün gözükmüyor."

'Ben olsam hazirana kadar alırdım'

Murat Hamzaoğlu - Mutlu İnşaat Genel Koordinatörü

"İçinde bulunduğumuz günler konut almak için çok iyi bir dönem. Çünkü son günlerde artan inşaat maliyetleri henüz konut fiyatlarına yansımadı. Haziran ayından itibaren yansımaya başlayacağını, eylülde fiyatların üst noktaya çıkacağını tahmin ediyorum. Yani ben ihtiyacım ya da yatırım için param olsa hazirana kadar alırdım.

Bu yatırımlarda dikkat edilmesi gereken nokta, talebin yoğun olduğu yerlerde konut fiyatlarının artık prim yapmayacak kadar yükselmiş olduğudur. Özellikle şehir içindeki projelerin artık prim yapması zor görünüyor. Bu yüzden şehir dışında ama kaliteli, nitelikli konutların alım için uygun olduğunu düşünüyorum.

Bu dönem olan kampanyalar da alıcı için bir fırsat. Ancak kampanyalar iyi incelenmeli, gerçekten fırsat olup olmadığı araştırılmalı. Çünkü bir çok firma gerçekten avantajlı kampanyalar yaparken bazıları da önce fiyatlarını artırıp sonra indirim yaptığını söyleyerek eski fiyatlarıyla konut satmaya çalışıyor."

'Her kampanya fırsat değil'

Seba Gacemer - Sinpaş GYO Genel Müdür Yardımcısı

"Bütçe uygunsa aslında her dönem konut almak için uygundur. Çünkü gayrimenkulde fiyatların geri gittiği hiç görülmemiştir. İçinde bulunduğumuz günlerin de çok uygun bir zaman olduğunu düşünüyorum. Özellikle kampanyalar iyi bir fırsat. Örneğin biz yıllık tüfe+3 faizle, satış bedelini artırmadan bir kampanya düzenledik. Ottomanors ve Lagün'de 150'ye yakın daire sattık, bunun üç katı da ziyaret aldık. Yani iyi kampanyalar çok dikkat çekiyor. Ancak, tüketicilere uyarım, bu kampanyaların konut fiyatı veya faiz oranıyla süvbanse edilmediğinden, en iyi koşulları bulduklarından emin olmaları. Çünkü şu an piyasada fırsat gibi görünen bir çok kampanya aslında fırsat değil. Bir de imkansız gibi görünen fırsatlar var, TOKİ'nin alt gelir grubu için ürettiği konutlar gibi... Bence özellikleri bu konutları almak için uygun olanlar da bu fırsatı kaçırmasınlar."

'Bitmiş projelerden ev alın'

Süleyman Varlıbaş - Vapyap Yönetim Kurulu Başkanı

"İçinde bulunduğumuz günlerin konut almak için en uygun zaman olduğunu düşünüyorum. Konut kredi faizlerinin kısa sürede düşmesi beklenmiyor ama konut maliyetleri de her geçen gün artıyor. Bankalar finansman bulmakta zorlanıyor. Bu yüzden firmalar, kendi oluşturdukları uygun ödeme seçenekleriyle daha fazla satış yapacaklar.

Bitmiş projelerde maliyetler artık sabit olduğu için fiyatlar da sabit. Ama yeni projelerde maliyetlerle birlikte fiyatlar yükselecek. Bu yüzden ev almak isteyenlere bitmiş projeleri araştırmalarını öneriyorum. Hatta bazı yeni projelerin akıbetinin meçhul olduğunu da belirtmek istiyorum. İçinde bulunduğumuz durgunluk dönemide müteahhitler, projelerini bitirmek için çareler arıyor. Bu da çeşitli kampanyaların ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu durum hem tüketici, hem de üretici için bir avantaj."

'Piyasa beklentileri iyi, konut almak akıllıca'

Mehmet Hürbaş - Kayı GM Genel Müdürü

"Bence konut almak için en uygun zamandayız. Çünkü piyasa genelinde yeni projeler açıklanıyor. Yürüyen projeler de var. Buna karşılık, global kriz henüz Türkiye'yi vurmamış olsa da konut alıcısı temkinli alım sürecine girdi. Piyasadaki yeni trend bu. Satışlar durmadı ama daha seçici alımlar yapılıyor. Bu gayrimenkul piyasasını derinden etkileyecek bir kriz olmasa da firmaların satış politikalarına yansıyor. Firmaların yaptıkları satış kampanyaları da alıcı için bir fırsat oluşturuyor. Piyasa beklentileri de kötü olmadığına göre, bu dönemde konut yatırımı yapmak için uygun zaman."

'Nakitte durmak yerine konut almak dahi iyi'

Hüseyin Altaş - Coldwell Banker Proje Geliştirme Direktörü

"Konut her zaman alınır ama özellikle artışları durma noktasına geldiği, satış kampanyalarının fiyat indirimi üzerine odaklandığı bu dönem konut almak için çok uygun bir zaman diye düşünüyorum. Beklentiler, fiyatların yıl sonuna doğru artacağı yönünde. Bu yüzden insanların birikimlerini nakitte tutmak yerine konut almaları uygun olur."

'Faizin bir kısmını biz karşılıyoruz'

Emrah Büyük - Büyük Uzunlar İnşaat'ın ortağı

"Biz müteahhitler, piyasadaki darlıktan dolayı önümüzü iyi göremiyor ve önümüzü iyi görebilmek için elimizdeki mülkü nakite çevirmeye çalışıyoruz. Amacımız krizle karşılaşırsak hazırlıklı olmak... Bu nedenle konut almak için gelenlere mutlaka satmaya çalışıyoruz. Bunun için indirimler uyguluyor, taksitli satışlarda faizin bir kısmını biz karşılıyoruz. Bu yüzden içinde bulunduğumuz günler konut almak için en iyi zamandır. Müteahhitleri daha zor zamanların beklediğini düşünüyorum."

Bu evler çelik gibi

Etiketler: | 0 yorum

Steelife'ın 2008 koleksiyonunda yer alan evlerin metrekare fiyatlarının 850 dolar ile 1150 dolar arasında değişiyor

Steelife Yönetim Kurulu Üyesi Ali Murat Tarhan, konut tercihi konusunda yapılan kamuoyu araştırmalarında insanların çelik yapılarda oturmak istediklerini belirtmelerine rağmen, Türkiye'de çelik yapı oranının hala binde 5'lerde olduğunu bildirdi.

Avrupa'da bu oranın ticari yapılarda yüzde 90 olduğunu, konutlarda ise ülkelere göre yüzde 50'lere kadar ulaştığını anlatan Tarhan, "Oysa ki Türkiye dünyanın en büyük 11'ince çelik üreticisi" dedi.

Çelik yapıların betonerme yapılara göre üstünlüklerini "sağlam, dayanıklı, lego yapar gibi kolayca yapılabilir, depreme karşı güvenli, konforlu, estetik" olarak sıraladı. Çelik evlerin en büyük avantajının ise ekonomik oluşları olduğunu söyleyen Tarhan "Ulaşılabilir rakamlarla edinilebilen çelik evler ucuz değil, ekonomiktir" diye konuştu.

Steelife'ın 2008 koleksiyonunda yer alan evlerin metrekare fiyatlarının 850 dolar ile 1150 dolar arasında değiştiğini söyleyen Tarhan şunları söyledi:

"Bu fiyatlar arsa payı payı hariç ama temelden çatıya kadar her şey dahil, anahtar teslimi fiyatlardır. Fiyatlar ayrıca konut yapılacak olan arsanın bulunduğu bölgeye göre değişir."

Tel: 0216 390 44 77

Web: http://www.steelife-tr.com

İstanbul dünya ikincisi oldu

Etiketler: | 0 yorum

Uluslararası Gayrimenkul Danışmanlık Şirketi Cushman & Wakefield’in dünya sanayi alanları raporuna göre, İstanbul 138 bölge içinde en büyük kira artışında Bombay’dan sonra ikinci sırada yer aldı

Cushman & Wakefield tarafından hazırlanan, dünyanın en önemli 138 sanayi bölgesinde yer alan imalat ve lojistik/depolama alanlarının değerlendirildiği ve global sıralamada 52 ülkenin en pahalı bölgelerinin avro/dolar değerlerinin ele alındığı rapor açıklandı. Rapora göre, Londra’daki Heathrow Havaalanı’nın çevresini kapsayan bölge dünyadaki en pahalı sanayi bölgesi olma özelliğini koruyor. Londra Heathrow’daki sanayi alanlarında en yüksek değerlere göre yıllık birim metrekare kira fiyatı 211 avro. Londra’yı İrlanda’nın başkenti Dublin ve Tokyo takip ediyor.

Cushman & Wakefield Lojistik ve Endüsriyel Pan Avrupa Direktörü Steven Watt değerlendirmesinde, Avrupa’da iki hızlanma gördüklerini, Orta ve Doğu Avrupa kira ortalaması yüzde 7 iken, Batı Avrupa’nın kira ortalamasının geçen yıl sadece yüzde 1,3’lük büyüme gösterdiğini, gelecekte en ilgi çekici ülkelerin Türkiye ve Ukrayna olmasının beklendiğini belirtti.

İstanbul ikinci sırada
Rapora göre, yerel para birimine göre 138 bölge içindeki en büyük kira artışı yüzde 94’lük oranla geçen yıl Hindistan’ın Bombay kentinde oluştu. Bombay sıralamadaki en büyük yükselişi gerçekleştirdi ve 11 sıra atlayarak 26’ıncı oldu. İstanbul ise yerel para birimine göre yüzde 60’lık kira artışı ile geçen yıl ikinci sırada yer aldı. Türkiye 43’üncü sıradan 39’uncu sıraya çıktı.

Cushman & Wakefield Türkiye Yönetici Ortağı Rahşan Cebe, pazarda önemli büyüklüğe sahip projeler geliştirilmesine rağmen, nitelikli ve modern gayrimenkullerin yetersizliği ile talebin lojistik ve hafif sanayi kullanıcılarına dayalı olarak oluştuğunu belirtti. Cebe, "Geleneksel olarak, İstanbul’daki sanayi alanları Ayazağı gibi Avrupa yakasında yoğunlaşmıştır. Fakat, Avrupa yakasındaki arz eksikliği ile birlikte, Anadolu yakasının bazı bölgelerinde, özellikle Tuzla ve Gebze’de önemli gelişmeler olduğu görülmektedir" dedi.

ABD'de tutsat kredisi başvuruları düştü

Etiketler: | 0 yorum

ABD'de tutsat (mortgage) kredisi başvuruları düştü.

Mortgage Bankerleri Birliği'nin açıkladığı verilere göre, konut kredisi endeksi, 25 Nisan'da biten hafta, bir önceki haftaya göre, yüzde 11.1 düşerek 567 oldu. Böylece, endeks, 28 Aralık'tan bu yana kaydedilen en düşük seviyeye geriledi.

Kaynak: Sabah

Mortgage Niye Çıkarıldı?

Bir taraftan medyanin, diger taraftan siyasilerin pompalamasiyla geçtigimiz yil, dar gelirli vatandaslarimizin düslerini mortgage yasasi süsledi.

ortgage öyle bir sihirli degnekti ki, heyecanlanmamak elde degildi; mortgage yasasi çiktiginda insanlarimiz, kira öder gibi küçük taksitlerle ev sahibi olabilecekti. Avrupa ve Amerika'da denenmis olan bu yöntem, bizde de basariyla uygulanacakti elbette...

Ipotekli konut kredisi uygulamasi demek olan mortgage yasasi, Maliye Bakani'mizin uyarisiyla, sistemin en önemli özelligi olan "vergi tesviki" albenisi budanarak çikti. (Maliye Bakani razi olsa, bu defa IMF'nin kaslari çatilacakti.) Bu budama, halen uygulanmakta olan konut faizlerinin yüksekligi ile birlesince, mortgage sistemi ile kira öder gibi ev sahibi olmayi düsleyen vatandasin düsleri de mort oluverdi.

Mortgage tasarisi uzun süre rafta bekletildikten sonra, geçtigimz hafta, hizli bir sekilde Meclis'ten geçirilerek yasalasti. "Hükümet yasayi bir olta olarak kullanmak istediginden, seçimlerin yaklasmasi beklendi" deniyor. Peki, hükümetin o niyetle hareket ettiyse, Basbakan Yardimcisi Abdüllatif Sener niye muhalefet gibi konusup,"Düzenli ödeme yapma imkani olmayan, hesabini bilmeyen mortgage sisteminden yararlanamaz" diyor?

Sener'e göre ipotekli konut kredisi uygulamasi demek olan mortgage, mevcut faiz oranlari ve mevcut banka kaynaklari ile fazla bir yenilik getirmiyor:

"Ne avantaji var? Yok gibi görünüyor. Bankaya gidecek, kredi alacak; herhangi bir konut kredisi gibi kredisini alacak.(...) Bankalar, konut kredisi olarak vermis olduklari kaynagi mevduat ve sendikasyon kredilerinden karsiliyorlar. Sinirli kaynaklarla sistemi sonsuza kadar devam ettirmeleri de mümkün degil. Mortgage çikmasa, bankalar konut kredilerine sinir getirmek zorunda kalacaklardi."

FAIZLER DÜSMEDEN SISTEM ISLEMEZ.
Konunun uzmanlari da mevcut banka faizleri düsürülmedigi takdirde, ipotekli konut kredisi uygulamasi demek olan mortgage sisteminin beklenen sonuçlari vermeyecegini savunuyorlar. Fakat bankacilarin, su asamada, mortgage sistemini kendi kurulus amaci dogrultusunda harekete geçirme gibi bir niyet ve çabalari yok. Bankacilar, faizlerin düsmesinin zamana ve istikrarin sürmesine bagli oldugunu savunarak, "Faizlerde ani bir düsüs beklenmemeli" diyorlar. Izmir Ticaret Odasi Baskani Ekrem Demirtas,mortgage sisteminin basarili olabilmesi için, faizlerin düsmesi gerektigini savunuyor.

Peki bankacilar ne diyor, kulak verelim:
Akbank Bireysel Bankacilik Pazarlama Bölümü Baskani Cem Muratoglu, "Kamuoyundaki bilgilendirmelerin aksine yasanin kisa vadede konut kredisi faizlerine dogrudan bir etkisi olmayacak. Bankalar faiz kararlarini maliyet hesaplarina göre veriyorlar. "
Fortis Genel Müdür Yardimcisi Ziya Alpman, "Mortgage'in tek basina faiz üzerinde bir etki yapmasini beklemiyoruz. Bir süredir durgunlasan faiz rekabetine bir hareketlenme getirse de fonlama maliyeti etkili olacak."

Is Bankasi Bireysel Krediler Müdürü Ömer Çelebi, "Yasanin faiz seviyesini dogrudan etkileyecegini söyleyemeyiz. Ama rekabeti tesvik etmesi, fon arzini arttiracak ciddi düzenlemeler getirmesi nedeniyle dolayli bir etkisi olacak."

Peki, deneyimli emlak uzmanlari, mimarlar, müteahhitler ne diyorlar bu konuda; vatandasin sevinci kursaginda mi kalacak?

Izmir Emlak Müsavirleri Dernegi Baskani Yilmaz Özcan, "Dar gelirlilerin bu sistemle ev sahibi olabilecegine inanmadigini" belirterek, "Geliri en az 1500YTL olanlar için faydali bir sistem" diyor.

Ekonomistler de, "Faizin yüksek oldugu dönemlerde varlikli olanlar paralarini faizde degerlendirir, parasi olmayan da, geri ödeme dilimlerinin bütçesini asacak olmasindan dolayi kredi almaktan korkarlar. Konut fiyatlari da, faizler de öyle yasa zoruyla asagi çekilemez, fiyatlari ekonominin gidisi yönlendirir" diyorlar.


YASADIK, GÖRDÜK

Bütün bu söylenenlerin dogru oldugunu yasayarak gördük. Animsayacaginiz gibi geçmiste yasanan konut piyasasindaki hareketlenme döneminde mevduat faizleri ve repo gelirleri gerilemis, döviz fiyatlari asagi gelmeye baslamis, bankalar da ellerindeki parayi yüzde 1 oranindaki faizle konut kredisi olarak kullandirmaya baslamislardi. Fakat, mayis ayinda yasanan dalgalanma sonrasinda konut kredileri yüzde 1.5'i asinca konut piyasasindaki canlanma duruvermisti.

Ipotekli konut kredisi uygulamasi olan mortgage sisteminin en önemli özelliklerinden biri de konut aliminda "vergi tesviki" denilen dolayli devlet yardimidir. Maliye Bakanligi'nin itirazi ve IMF'nin kaslarini çatma olasiligi göz önüne alinarak bu yardim konusu yasa taslagindan çikarildi.

Peki, mortgage yasasi niye çikarildi?
Yasa, bundan böyle uygulanacak konut kredilerine yeni bir düzenleme getiriyor. Konut kredisi verilecek kuruluslarla krediyi kullanacak olanlarin hak ve sorumluluklari yeni bir çerçeveye oturtuluyor.

Mortgage sayesinde bankalar, konut kredisi verebilmek amaciyla kaynak yaratabilmek için kredilendirdikleri ve ipotek koyduklari konutlarin degeri karsiliginda tahvil çikarabilecekler. Bu yolla sagladiklari uzun vadeli kaynagi yeni konut kredilerinde kullanacaklar.

Vatandas, gelismis ülkelerde yaygin olarak kullanilan bu sistemle konut sahibi olabilir. Fakat, "vergi tesviki" olmadan, bugünkü faiz seviyeleri ile bunun o kadar kolay olmayacagi görülüyor. Bugünkü faiz oranlariyla alinacak konut fiyatlarinin normalin çok üzerinde sisecegi, beklenmeyen ödeme zorluklari yaratabilecegi, bu nedenle vatandasin sikistiginda aldigi konutu satmak istemesi halinde kolayca alici bulamayacagi söyleniyor.

Nitekim ABD'de sistemden daha düsük faizle yararlanan fakat, hesabini iyi yapmayan 2 milyon ailenin, bu yil evsiz kalabilecegi belirtiliyor.

Bu yolla konut sahibi olmak isteyecek olanlar önce ödeme kosullarini, alacaklari konutun ödeyecekleri faizle birlikte kendilerine kaça malolacagini bilmek durumundadirlar. Vatandas öncelikle sunu unutmamali; mortgage sisteminde kredi taksitlerini iki kez üst üste ödeyemediginde, konutunun banka tarafindan satilmasini pesinen kabul etmis oluyor. Bunun itirazi, uzun uzadiya yargilanma süreci yok; alinan kredinin tamami ödeninceye kadar alinan konut kredi veren kurulusun sayiliyor. Bu nedenle, uzun vadenin çekiciligine kapilip bir yükümlülügün altina girmeden önce, vatandasin çok iyi hesap yapmasi gerekiyor.

Dünyada yaygin olarak uygulanan ipotekli konut kredisi dedigimiz mortgage, çesitli ülkelerde "vergi tesviki" yani devlet destegine ragmen, çok olumsuz sonuçlar vermistir. Güney Kore'de, asiri talep nedeniyle, konut fiyatlarinin normalin çok üstünde sismesiyle böyle bir üs kirikligi yasandi.

ABD'de tasarruf amaciyla ipotekli konut kredisi kullanilarak alinan konut fiyatlarinin çok sistigi söyleniyor. Konut, çok düsük faiz oranlariyla ve uzun vadeli alindiginda bir yatirim araci olabiliyor.

Peki, mortgage niye çikarildi?
Onu da yarin konusalim.

KÜPE: Düzenli ödeme imkani olmayan, hesabini bilmeyen mortgage'tan yararlanamaz.
Abdüllatif SENER

Kaynak: Vatan
M.Kemal SALLI

Daire alanlara beyaz eşya bedava! ŞOK ŞOK ŞOK

Etiketler: | 0 yorum



65 ile 250 metrekare arasında değişik büyüklükte konutlardan oluşan Residence Martan’da fiyatlar 120 bin ile 500 bin YTL arasında değişiyor. Projede 15 Nisan-15 Mayıs 2008 tarihleri arasında konut alanlara beyaz eşya hediye ediliyor

Finlandiya-Türk ortak girişimi olan Rem Yapı’nın İstanbul Pendik’te inşa ettiği Residence Martan, 4 bin 300 metrekare arazi üzerinde 5-6 katlı 4 blokta toplam 117 daireden oluşuyor. Projede büyüklükleri 65 ile 250 metrekare arasında 1+1, 2+1, 3+1 normal daireler ile 4+1 ve 5+1 tipinde bahçe ve çatı dubleksleri bulunuyor. Çatı dublekslerin tümünün teraslı olduğu Residence Martan’da inşaat 2006 yılında başlarken, dairelerin Eylül 2008’de teslim edilmesi planlanıyor.

Projede konut fiyatları 120 bin ile 500 bin YTL arasında değişirken, fiyatlar dairelerin metrekarelerine, bulundukları cephe veya katlara göre farklılık gösteriyor. Konutların metrekare fiyatlarının ise 1.400 ile 1.600 YTL’ye denk geldiği Residence Martan’da Finansbank ve diğer bankalardan uygun faiz oranlarından uzun vadeli konut kredisi alınabiliyor. Projede ayrıca uygulanan bir kampanya ile 15 Nisan-15 Mayıs 2008 tarihleri arasında konut alanlara beyaz eşya hediye ediliyor.


3 bin metrekare büyüklüğünde kapalı otoparkın bulunduğu sitede çift asansör ile kapalı otoparktan dairelere doğrudan geçiş verilmiş. Arazinin topografik konumunun eğimli olması nedeniyle dairelerinin önü kapanmayacak panoramik manzaraya sahip olduğu projede dairelerde döşemeye kadar inen doğramalar sayesinde oldukça ferah bir mekan yaratılmış.


İstanbul’un gelişen bölgelerinden biri olan Pendik Yayalar Mahallesi’nde TEM ile E5 otobanları arasında Pendik sahiline 5 kilometre uzaklıkta yer alan Residence Martan, Sabiha Gökçen Havaalanı’na 8, Formula 1 pistine de 9 kilometre uzaklıkta bulunuyor. İstanbul’un 3’üncü marinasının ve fuar alanının Pendik’te yapılması nedeniyle proje alıcılarına aynı zamanda bir yatırım fırsatı da sunuyor.


Site özellikleri

- Sosyal aktivite alanı.

- Yüzme bantlı, jakuzi özellikli kapalı yüzme havuzu.

- Fitness ve spor salonu.

- Sauna.

- Bilardo salonu.

- Çocuk oyun odası.

- Yönetim odası.

- Çok amaçlı toplantı salonu.


Bina özellikleri

- Çift asansör

- Her daireye bir adet kapalı otopark.

- Kapalı alanlarda yangın ihbar ve önleme sistemi.

- Paratoner sistemi.

- Dış cephede yüksek yangın dayanımlı yalıtımlı mantolama.

- Isı yalıtımlı çift camlı PVC dış doğramalar.

- 30 yıl garantili Braas çatılar.

- Çatılarda ısı ve su yalıtımı.

- 24 saat kameralı güvenlik.


Konut özellikleri

- Doğalgaz bağımsız kat kaloriferi.

- Hidrofor

- Su deposu.

- Jeneratör.

- Duvarlar saten alçı sıva üzerine su bazlı boya.

- Amerikan panel iç kapılar.

- Laminmat tezgahlı mutfak dolabı, çelik evye.

- Telefon ve TV soketi.

- Duş teknesi veya küvet.

- Uydu anteni ve kablolu TV sistemi.

- Kablosuz internet bağlantısı.

- Elektrik düğmeleri, prizler ve anahtarları Viko.

- Kombi.

- Panel radyatör.

- İleri teknoloji intercom sistemi.

- Mutfaklar ankastre ürünler.

- Vitrifiye, seramik ve fayanslar Eczacıbaşı-Vitra.

- Salonda İspanyol menşeili lamine parke.

- Odalarda laminant parke.

- 14 ayrı noktadan kilitli çelik daire dış kapısı.

- Tüm salonlarda LG/Beko marka split klima.


İnşaat teknikleri

- Betonarme karkas.

- Radye temel.

- Zemin etütleri yapılmış.

- Deprem yönetmeliğine uygun.

- Yönetmeliklere uygun mekanik, elektrik ve mimari projeler.

- Lafarge marka C-30 hazır beton.

- Bodrum dış duvarları betonarme perde.


Yapımcının künyesi

Yapımcı firma: Rem Yapı Turizm ve Tic. A.Ş.

Yönetim Kurulu Başkanı:Ömer Mustafaoğlu.

Kuruluş yılı: 2006

Tel: (0216) 307 05 82


Referansları

- Büyükada’da Mimar D’Aronco’nun yapıtı 19. yy Mizzi Köşkü Restorasyon İnşaatı.

- Küçükyalı Otel & Residence kompleksi (Planlama aşamasında)

- Residence Martan / Ortaköy (proje aşamasında)

- Residence Martan / Levent (proje aşamasında)

Krediyi şimdi alan sonra ödüyor



Garanti Bankası, konut kredisi kullanan müşterileri için ‘Şimdi al sonra öde mortgage’ seçeneğini sunuyor

Garanti Bankası’ndan yapılan açıklamada, taksitlerini ödemeye kredisini aldıktan birkaç ay sonra başlamak isteyenler için sunulan krediyi tercih eden müşterilerin, ilk taksiti dilerlerse 6 aya kadar erteleyebilecekleri kaydedildi. Açıklamada, müşterilerin böylece yeni ev alırken oluşabilecek tüm masrafların yanı sıra tutsat (mortgage) kredisi taksitlerini de ilk etapta ödemek zorunda kalmadığı ifade edildi. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Garanti Mortgage Genel Müdürü Cemal Onaran, Garanti Bankası olarak, müşterilerinin farklı ihtiyaçlarını göz önünde bulundurup, onlar için en doğru kredi yapılandırmasını yaratan uzman ekipleriyle, herkese uygun tutsat ürünleri sunmaya devam ettiklerini kaydetti.

Tutsat mevzuatı hazırlanıyor

Etiketler: | 0 yorum

Türkiye'nin tutsat (mortgage) piyasasına nispeten geç girmiş bir ülke olarak diğer ülkelerdeki örnekleri inceleme fırsatı bulduğunu anlatan Erol, bu alandaki ikincil mevzuatın da hazırlandığını hatırlattı.

Türkiye'deki tutsat sisteminin subprime kredilere izin vermediğini ve batık kredi oranının yüzde 0,5'in altında olduğuna işaret eden Erol, tutsattaki çalışmaların altyapı finansmanı gibi alanlarda da iyileştirmelere örnek olacağını kaydetti.

Erol, Türkiye'de yatırım bankacılığında da bir büyümle yaşandığını, dünyanın en büyük 10 global yatırım bankasından 7'sinin İstanbul'da faaliyet göstermeye başladığını aktardı.

Sermaye piyasalarına ilişkin yasal düzenlemeler hakkında da bilgi veren Erol, "Nasdag türü bir menkul kıymetler piyasası düzenlemeyi öngörüyoruz. Böylece KOBİ'lerin sermaye piyasalarına daha az kısıtlama ile girmeleri ve daha esnek koşullarda girmeleri mümkün olacaktır" dedi. Erol, bu düzenlemeyi yıl sonuna kadar tamamlamayı hedeflediklerini vurguladı.

Kaynak: Dünya Gazetesi

Garanti'den konutta ilk takside 6 ay erteleme

Garanti Bankası, konut kredisi kullanan müşterileri için "Şimdi Al Sonra Öde Mortgage" seçeneğini sunmaya başladı

Garanti Bankası'ndan dün yapılan açıklamada, taksitlerini ödemeye kredisini aldıktan birkaç ay sonra başlamak isteyenler için sunulan krediyi tercih eden müşterilerin, ilk taksidi dilerlerse 6 aya kadar erteleyebilecekleri kaydedildi. Açıklamada, müşterilerin böylece yeni ev alırken oluşabilecek tüm masrafların yanı sıra tutsat (mortgage) kredisi taksitlerini de ilk etapta ödemek zorunda kalmadığı ifade edildi. Garanti Mortgage Genel Müdürü Cemal Onaran, Garanti Bankası olarak, müşterilerinin farklı ihtiyaçlarını göz önünde bulundurup, onlar için en doğru kredi yapılandırmasını yaratan uzman ekipleriyle, herkese uygun tutsat ürünleri sunmaya devam ettiklerini kaydetti. Ürün yelpazelerini "Şimdi Al Sonra Öde Mortgage" ile birlikte daha da genişlettiklerini bildiren Onaran, "Mortgage kredilerindeki uzman ve lider konumumuzu, yenilikçi ve müşterilerimizin ihtiyaçlarını gözeten ürünlerle sürdüreceğiz" dedi.

Kaynak: Referans Gazetesi

TOKİ'nin yabancıya konut satışı sahil kentlerinden başlıyor

Etiketler: | 0 yorum

Anayasa Mahkemesi'nin yabancılara yönelik mülk satışının durdurulmasına yol açan kararı konusunda yeni mevzuat hazırlıkları sürerken "İspanya Modeli" kapsamında, yabancılara sahil kentlerinde konut ve tatil köyü yapılıp satılmasına ilişkin proje hızla ilerliyor..

Yabancılara satmak amacıyla proje uygulanacak arazilerin Toplu Konut İdaresi'ne (TOKİ) devrine ilişkin karar, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından onaylandı. İlk aşamada Antalya-Finike ve Didim, Aydın-Kuşadası, Muğla-Bodrum, İzmir Konak-Mersinli ve Çeşme'de yapılacak konutların satış gelirini, TOKİ ve Maliye Bakanlığı yüzde 50-50 paylaşacak. Anayasa Mahkemesi'nin yabancılara mülk satışına ilişkin düzeltme kararına istinaden yeni kanunun çıkarılmasından sonra, bu projeler başlatılacak.

20 milyar dolar gelir bekleniyor
Proje uyarınca, Hazine'den herhangi bir bedel ödenmeden alınan araziler üzerine, yabancılara satış amacıyla konut, villa veya tatil köyü benzeri konut projeleri yapılacak. Söz konusu konutların satışından elde edilecek kâr da Maliye ve TOKİ arasında yarı yarıya paylaşılacak. İlk etapta yapılacak konutlar için arsaların hazır olduğunu belirten TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, yasal düzenlemeleri beklediklerini kaydetti. Bayraktar, projeden uzun vadede 20 milyar dolarlık gelir beklendiğini aktardı. Bayraktar, yabancılara satışın, peşin veya taksitli olabileceğini, 7-8 yıla kadar vade uygulanabileceğini kaydetti. Yabancılara yönelik mülk satışında "İspanya Modeli"nin Türkiye'de hayata geçirilmesine dönük protokol, Maliye Bakanlığı ile TOKİ arasında bu yıl mart ayında imzalanmıştı.Yetkililer, proje ile İspanyol firmaları dahil, çok sayıda yabancı firmanın ilgilendiğini belirttiler.

Kaynak: Hürriyet

Banu Evleri’nde oturuma hazır daireler

Etiketler: | 0 yorum


Banu Evleri’nde oturuma hazır daireler

Hasanoğlu İnşaat, Bahçeşehir’de katlı ev ve villalardan oluşan 103 bin metrekare alan üzerinde inşa ettiği Banu Evleri’nin son etabı olan Lal Katlı Evler‘de daire teslimlerine devam ediyor

Lal Katlı Evler’inde 10 bloktan oluşan 171 adet konut yer alıyor. 131 metrekare, 148, 175, 185 ve 350 metrekare büyüklüğündeki konutlardan daireler 300 bin YTL’den, villalar ise 550 bin dolardan başlayan fiyatlarla satılıyor.

Müşteri odaklı sınırsız bir hizmet ve kalite anlayışıyla ISO 9001:2000 kalite standardı belgesine sahip olan Banu Evleri, yapı teknolojisinde uyguladığı yenilikler ve maksimum düzeydeki kalite anlayışı ile şimdiye kadar çok sayıda ailenin tercihi oldu.

Site Özellikleri
- Alışveriş merkezleri
- Fitness center
- Açık ve kapalı yüzme havuzu
- Tenis kortları
- Voleybol, basketbol, futbol sahası
- Yürüyüş parkurları
- Açık ve kapalı otopark
- 24 saat kameralı güvenlik
- Tüm site içi ile dahili hat üzerinden görüşebilme

Daire Özellikleri
- Doğalgazlı kombi ve yerden ısıtma sistemi
- Ankastre beyaz eşyalar
- Lamine parke
- LCD TV
- Klimalar
- TV üzerinden site giriş çıkışlarını izleme imkanı
- Çelik kapı ve Amerikan panel iç kapılar
- Her oda da ADSL bağlantı
- Merkezi toz emme sistemi

Bina Özellikleri
- Asansör
- Doğalgaz ve yangın alarm sistemi
- Otoparktan direkt asansör bağlantısı
- Su deposu
- Her daireye depo
- Digiturk ve uydu sistemi
- Jeneratör

İnşaat Teknikleri
- Radye temel
- Isı ve ses yalıtımı
- C30 beton
- B. A. perde sistemi

Yapımcı Künyesi:
Yapımcı firma: Hasanoğlu İnşaat
Yönetim Kurulu Başkanı: Ali Yavuz Hasanoğlu
Kuruluş Yılı:1993
Tel: 0212 669 84 90 – 91

Referansları
- Beyoğlu Belediyesi, 103 Adet Konut İnşaatı
- Aydos Ahşap Ev Projesi
- Aydos Türkevleri Projesi

TOKİ'nin yabancıya konut satışı sahil kentlerinden başlıyor

Etiketler: | 0 yorum

Anayasa Mahkemesi'nin yabancılara yönelik mülk satışının durdurulmasına yol açan kararı konusunda yeni mevzuat hazırlıkları sürerken "İspanya Modeli" kapsamında, yabancılara sahil kentlerinde konut ve tatil köyü yapılıp satılmasına ilişkin proje hızla ilerliyor..

Yabancılara satmak amacıyla proje uygulanacak arazilerin Toplu Konut İdaresi'ne (TOKİ) devrine ilişkin karar, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan tarafından onaylandı. İlk aşamada Antalya-Finike ve Didim, Aydın-Kuşadası, Muğla-Bodrum, İzmir Konak-Mersinli ve Çeşme'de yapılacak konutların satış gelirini, TOKİ ve Maliye Bakanlığı yüzde 50-50 paylaşacak. Anayasa Mahkemesi'nin yabancılara mülk satışına ilişkin düzeltme kararına istinaden yeni kanunun çıkarılmasından sonra, bu projeler başlatılacak.

20 milyar dolar gelir bekleniyor
Proje uyarınca, Hazine'den herhangi bir bedel ödenmeden alınan araziler üzerine, yabancılara satış amacıyla konut, villa veya tatil köyü benzeri konut projeleri yapılacak. Söz konusu konutların satışından elde edilecek kâr da Maliye ve TOKİ arasında yarı yarıya paylaşılacak. İlk etapta yapılacak konutlar için arsaların hazır olduğunu belirten TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, yasal düzenlemeleri beklediklerini kaydetti. Bayraktar, projeden uzun vadede 20 milyar dolarlık gelir beklendiğini aktardı. Bayraktar, yabancılara satışın, peşin veya taksitli olabileceğini, 7-8 yıla kadar vade uygulanabileceğini kaydetti. Yabancılara yönelik mülk satışında "İspanya Modeli"nin Türkiye'de hayata geçirilmesine dönük protokol, Maliye Bakanlığı ile TOKİ arasında bu yıl mart ayında imzalanmıştı.Yetkililer, proje ile İspanyol firmaları dahil, çok sayıda yabancı firmanın ilgilendiğini belirttiler.

Göstergeler 6 aydır olumsuz

Etiketler: | 0 yorum

BAŞBAKAN eski yardımcılarından, TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdüllatif Şener, mortgage düzeninin uygulanabilmesi, sağlıklı bir şekilde yaygınlaşabilmesi için istikrar, düşük enflasyon ortamı ve faizlerin daha düşük seviyelerde seyrediyor olması gerektiğini belirterek, “Ama maalesef son 6 aydır ekonomik göstergelerin tamamında bozulma vardır’’ dedi.

’Mortgage Brokerlık Sisteminin Kuruluş Toplantısı’’nda yaptığı konuşmada, mortgage yasasının eksiksiz olması için dünya deneyimlerinden yararlandıklarını, yasanın, diğer ülkelerde ortaya çıkan olumsuzlukların Türkiye’de yaşanmaması amacıyla uzun çalışmalar ve tartışmalar sonucu oluşturulduğunu söyledi. Bugün, ikincil mevzuat denilen düzenlemelerin pek çoğunun yapıldığını belirten Şener, ‘’Türkiye’de mortgage uygulaması yoktur. Şu anda Türkiye’de var olan düzen konut kredisi düzenidir’’ dedi. SPK eski Başkanı Doç. Dr. Doğan Cansızlar da Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde mortgage’ın yerleşmesi için maliyetlerin belli bir seviyenin altına inmesi gerektiğini belirtti. Toplantı sonrası Mortgage Brokerları Derneği (MBD) Başkanı Sabri Ateş, Şener’e bir plaket verdi.

Kaynak: Akşam

Göstergeler 6 aydır olumsuz

Etiketler: | 0 yorum

BAŞBAKAN eski yardımcılarından, TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdüllatif Şener, mortgage düzeninin uygulanabilmesi, sağlıklı bir şekilde yaygınlaşabilmesi için istikrar, düşük enflasyon ortamı ve faizlerin daha düşük seviyelerde seyrediyor olması gerektiğini belirterek, “Ama maalesef son 6 aydır ekonomik göstergelerin tamamında bozulma vardır’’ dedi.

’Mortgage Brokerlık Sisteminin Kuruluş Toplantısı’’nda yaptığı konuşmada, mortgage yasasının eksiksiz olması için dünya deneyimlerinden yararlandıklarını, yasanın, diğer ülkelerde ortaya çıkan olumsuzlukların Türkiye’de yaşanmaması amacıyla uzun çalışmalar ve tartışmalar sonucu oluşturulduğunu söyledi. Bugün, ikincil mevzuat denilen düzenlemelerin pek çoğunun yapıldığını belirten Şener, ‘’Türkiye’de mortgage uygulaması yoktur. Şu anda Türkiye’de var olan düzen konut kredisi düzenidir’’ dedi. SPK eski Başkanı Doç. Dr. Doğan Cansızlar da Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde mortgage’ın yerleşmesi için maliyetlerin belli bir seviyenin altına inmesi gerektiğini belirtti. Toplantı sonrası Mortgage Brokerları Derneği (MBD) Başkanı Sabri Ateş, Şener’e bir plaket verdi.

Kaynak: Akşam

Özince: Bankacılık tarihiyle ilgili yazacaklarım iftihar edilecek şeyler olmayabilir

Etiketler: | 0 yorum

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince yaptığı açıklamada, bankacılık kariyeri ve deneyimleriyle ilgili bir şeyler yazmak söz konusu olduğunda, aklında kalanların büyük bir kısmının sıkıntılar, problemler ve olumsuzlar olduğunu belirtti.

Özince, "Türk bankacılığının biraz deneme yanılma suretiyle gelişmesinden dolayı, bir şeyler yazacak olsam yazacaklarım kendim adına da ülkem adına da çok olumlu ve iftihar edilecek şeyler olmayabilir. Ülkenin ekonomisinde ve siyasetinde sürekli hatalar yapılması bizi devamlı bir stres altında tutmuştur" dedi.

İş Bankası'nın kolektif ortaklık yapısının ayrıcalığına da değinen Özince "Anonim bir sahiplik var ve bu kitlenin şahsi menfaatleri bir tarafa İş Bankası'nı bir Cumhuriyet müessesesi gibi görmeleri ve halen bu duygunun yaşıyor olması gerçekten bir mucize. Bunun dünyada pek fazla bir benzeri de, örneği de yok. Bu kolektif sermaye modelinin Türkiye'de çalıştırılabilmesini Cumhuriyeti kuranların çok büyük bir icadı olduğunu düşünüyorum. Bu icattan faydalanılmaya devam edilmeli. Aslında bu model bize aittir diye Türkiye Cumhuriyeti'nin tescil ettirmesi ve bunu kullanması lazım" değerlendirmesinde bulundu.

Özince, emeklilik, ayrılma gibi konularla ilgili "Bana teşekkür edilse, ben bir şey değil diyerek gidip de ekmeğimi başka bir yerde aramayı düşünmem. Böyle de bir ilkemiz var. Profesyonel yöneticiyim, ne yapalım canım İş Bankası'nda buraya kadarmış diyemem. Bunlar işin zor yönleri. Sonuçta bir kolektif sermayeye, İş Bankası ideallerine, Cumhuriyet ideallerine şu veya bu hüviyet altında hizmet etmek sorumluluğunu da taşırız. Bu onurlu ama bugünün koşulları altında taşınması da zor bir görevdir. Bankayı yönetmek işin en kolay tarafı" diye konuştu.

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, bankacılık kariyeri ve deneyimleriyle ilgili bir şeyler yazmak söz konusu olduğunda, aklında kalanların büyük bir kısmının sıkıntılar, problemler ve olumsuzlar olduğunu söyledi. Özince, "Bankacılık serüvenimde, kariyerimde beni en çok etkileyen konu, imkanları çok kısıtlı ülkemizin tasarruflarının doğru kullanılması yönünde bankacılıkta, sermaye piyasasında yapılması gereken işlerin çoğu zaman yapılmaması, geç yapılması ve yanlış yapılması olmuştur. Türk bankacılığının biraz deneme yanılma suretiyle gelişmesinden dolayı, bir şeyler yazacak olsam yazacaklarım kendim adına da ülkem adına da çok olumlu ve iftihar edilecek şeyler olmayabilir. Ülkenin ekonomisinde ve siyasetinde sürekli hatalar yapılması bizi devamlı bir stres altında tutmuştur" diye konuştu.

Özince, şunları söyledi:

"Doğrusu bu konuda en büyük başarının da başta Atatürk'ün hisselerinin temsilcisi CHP, İş Bankası çalışanları ve emeklileri olmak üzere daima birlikte hareket eden yüz binlerce adetteki halk ortaklarına ait diye düşünüyorum. Anonim bir sahiplik var ve bu kitlenin şahsi menfaatleri bir tarafa İş Bankası'nı bir Cumhuriyet müessesesi gibi görmeleri ve halen bu duygunun yaşıyor olması gerçekten bir mucize. Bunun dünyada pek fazla bir benzeri de, örneği de yok. Bu modelin, kolektif sermaye modelinin Türkiye' de çalıştırılabilmesini Cumhuriyeti kuranların çok büyük bir icadı olduğunu düşünüyorum. Bu icattan faydalanılmaya devam edilmeli. Aslında bu model bize aittir diye Türkiye Cumhuriyeti'nin tescil ettirmesi ve bunu kullanması lazım."

Kaynak: Referans Gazetesi

Mortgage için istikrar olmalı

Eski başbakan yardımcılarından, TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdüllatif Şener, mortgage düzeninin uygulanabilmesi, sağlıklı bir şekilde yaygınlaşabilmesi için istikrar, düşük enflasyon ortamı ve faizlerin daha düşük seviyelerde seyrediyor olması gerektiğini belirtti.

Şener, "Ama maalesef son 6 aydır ekonomik göstergelerin tamamında bozulma vardır" dedi.

Şener, Sheraton Otel'inde düzenlenen "Mortgage Brokerlık Sistemi'nin Kuruluş Toplantısı"nda yaptığı konuşmada, tutsat (mortgage) yasasının eksiksiz olması için dünya deneyimlerinden yararlandıklarını, yasanın, diğer ülkelerde ortaya çıkan olumsuzlukların Türkiye'de yaşanmaması amacıyla uzun çalışmalar ve tartışmalar sonucu oluşturulduğunu söyledi.

Bugün, ikincil mevzuat denilen düzenlemelerin pek çoğunun yapıldığını belirten Şener, "Tüm bunlarla birlikte şu anda Türkiye'de tutsat uygulaması yoktur. Şu anda Türkiye'de var olan düzen konut kredisi düzenidir" dedi.

Şener, yasal düzenlemenin yapıldığını, ikincil piyasalarla ilgili düzenlemelerin de bu yasada bulunduğunu, ikincil mevzuatların önemli bir kısmının hazır olduğunu ifade ederek, "Neden uygulamaya geçmiyor, neden bekleniyor? Herhalde bunun cevabını verecek olan ben de değilim, sayın eski başkanımız da değil. Neden? Çünkü ikimiz de şu anda görevde yokuz" diye konuştu.

ABD'deki tutsat krizi diye adlandırılan ve diğer ülkeler açısından risk oluşturabileceği ifade edilen bir kırılmanın yaşanmış olmasının bazı tereddütleri beraberinde getirmiş olabileceğini, ancak bu bakışın doğru olmadığını belirten Şener, "Daha önemli bir neden var gibi geliyor bana, o da istikrarla ilgilidir. Mortgage düzeninin uygulanabilmesi, sağlıklı bir şekilde yaygınlaşabilmesi için istikrar ortamının olması lazım, düşük enflasyon ortamının olması lazım, faizlerin daha düşük seviyelerde seyrediyor olması lazım" dedi.

Şener, "Ama maalesef son 6 aydır ekonomik göstergelerin tamamında bozulma vardır. Enflasyonda büyük bir bozulma var. Her şeyden önce 2008 yıl sonu enflasyonu, yıllık enflasyon yüzde 4 olarak hedeflenmiştir, ama mart ayında enflasyon patlamıştır. Mart ayı ibrede 3.2 çıkmıştır. Yani yıllık enflasyon hedefine yakın bir aylık enflasyon ortaya çıkmıştır ve tekrar enflasyonun çift rakamlı hale gelebileceğiyle ilgili kaygılar da yaygınlık kazanmıştır" şeklinde konuştu.

"Sermayeyi büyüyen temel faktörlerden biri gayrimenkul"

İstikrar ortamının en önemli göstergesinin büyüme olduğuna işaret eden Şener, 2007'nin 3-4'üncü çeyreğinden itibaren büyüme oranlarının yüzde 4'ün altına düştüğünün görüldüğünü, 2007 yılı büyüme oranının eski serilere göre yüzde 3.5 civarında olduğunu ve bunun da 1960'tan bugüne kadarki yıllık ortalamanın altındaki bir büyümeyi göstermesi nedeniyle istikrarla ilgili soruları, sorunları artırdığını söyledi.

Şener, dünya piyasalarındaki kırılmaların Türkiye'ye nasıl yansıyacağıyla ilgili kaygıların devam ettiğini, cari açığın sürüyor olmasının da bir başka endişe kaynağı olduğunu belirterek, "Genel ekonomik atmosferden dolayı öyle zannediyorum ki tüm mevzuat hazır olduğu halde düğmeye basılıp sistem işletilmiyor" diye konuştu.

Tutsatın tehlikeli bir şey olduğu görüşüne katılmanın mümkün olmadığını ifade eden Şener, bir ülkenin sermaye yaratma kapasitesi yoksa, kullandığı para miktarı, sermaye miktarı düşükse, o ülkenin büyük ülke olma olanağı olmadığını bildirdi.

Şener, "Büyük ülke olmanın yolu büyük sermaye kullanmaktan geçer, sermaye yaratma kapasitesini artırmaktan geçer. Dünyaya baktığımızda, gelişmiş ekonomilere baktığımızda da sermayeyi büyüten temel faktörlerden birinin gayrimenkul olduğunu gördük" dedi.

İkinci temel konunun da kadastro olduğuna işaret eden Şener, Türkiye'nin yıllardır yüzde 10'luk kadastro hacmine ulaşamamış bir ülkeyken, son 4-5 yılda hızlanma meydana geldiğini, bu tamamlandığı ve yasa tüm sistem olarak uygulandığı zaman Türkiye'nin daha farklı olacağını belirtti.

"Sistem çok yönlü"

Tutsat sistemini iyi işletmek kaydıyla ekonominin diğer dengeleriyle birlikte yürürlüğe girmesi, uygulanması, ülke ekonomisine katkı sağlanmasının mutlak suretle gerekli olduğunu vurgulayan Şener, sistemin sadece konut edinmek isteyen insanlara konut sağlayan bir sistem olarak düşünülmemesi gerektiğini, sistemin çok yönlü, çok boyutlu etkileri bulunduğunu anlattı.

Şener, inşaat sektörünün, ekonominin dinamosu olduğunu ifade ederek, "Ekonomideki göstergelerde önemli bozulmalar var, ama inşaat sektöründeki göstergelerde de bozulmalar var. 2007'nin son çeyreğine baktığımız zaman inşaat sektörü büyümemiş. 2008'deki durumun daha da kötü olma ihtimali var. İnşaat sektörü böyleyken ekonominin genel büyüme dengesinin, diğer dinamiklerinin daha iyi olacağını düşünemeyiz" dedi.

Şener, "Türkiye'de ekonomideki tıkanıklığı aşmanın yolu, inşaat sektörünü harekete geçirmektir. Neden? İnşaat sektörü harekete geçtiği zaman zaten Türkiye'de yüzlerce sektörümüz harekete geçiyor" diye konuştu.

İnşaat sektörünün talep oluşturduğu tüm sektörlerin yerli olduğuna işaret eden Şener, "Şu anda görünen kötü görüntülerin de tedavi yeri inşaat sektörüdür, emlakçılık sektörüdür. Ve Türkiye'de büyük ekonomilere özgü, finans sektöründe büyük hareketler meydana getirmenin yolu da inşaat sektörüdür. Bununla ilgili bir başlangıç yaptık biz aslına bakarsanız" dedi.

Eski SPK Başkanı: "Maliyetler belli bir seviyenin altına inmeli"

Eski SPK Başkanı Doç. Dr. Doğan Cansızlar da Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde tutsatın yerleşmesi için maliyetlerin belli bir seviyenin altına inmesi gerektiğini belirtti.

Artık gelişmiş ülkelerde faizler inerken, gelişmekte olan ülkelerde faizlerin yukarıya çıkmaya başladığını ifade eden Cansızlar, tutsatın yaygınlaşması açısından bakıldığında önümüzdeki dönemde maliyetler açısından biraz daha sıkıntı olacağını söyledi.

Cansızlar, tutsat sistemini, modern bir konut finansmanı sistemi olduğu için Türkiye açısından yararlı bulduğunu ve mortgage brokerlığını çok önemsediğini ifade ederek, "Mortgage brokerlığı, bu sistemin gelişmesinde bankacılık kesiminde şu anda yapılmakta olan işlemlerin tamamen bankacılık faaliyeti dışında yapılmasını sağlayan bir meslek grubudur" dedi.

Toplantıda, Milli Eğitim Bakanlığı Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü işbirliği ile İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası ve Mortgage Brokerları ve Danışmanları Derneği önderliğinde düzenlenen ve Karacan Akademi Eğitim Kurumlarında gerçekleştirilen eğitimi başarıyla tamamlayan Türkiye'nin ilk mortgage brokerlarına sertifikaları verildi.

Kaynak: CNN Türk