Emlak Broker - Mortgage Broker


Konut Kredisi Mortgage Kredi Faizi Emlak Piyasası Gayrimenkul Sektörü Haberler Makaleler Tavsiyeler Barındıran Kaynak Platform.Artık sitemize www.emlakbroker.com adresinden de ulaşabilirsiniz.

Kredi Geçmişim Geleceğimi Nasıl Etkiliyor?

Etiketler: | 0 yorum

Bir bankanın size kredi verip vermemeye nasıl karar verdiğini hiç merak ettiniz mi? Son beş yıl içinde finansal kurumlar aracılığıyla yaptığınız parasal işlemlerin (ödemeler, alınan borçlar, kayıtlı gelir-gider vs) “Kredi Geçmişinizi” oluşturduğunu biliyor muydunuz? Kredi veren kuruluşlar (banka, finans şirketleri) şahıs veya şirketlerin kredi kartı, araç veya ev kredisi taleplerini değerlendirirken kredi geçmişlerini incelemekte ve çeşitli skorlama sistemleri kullanarak risk analizi yapmaktadırlar. Tüm dünyada uygulanan kredi skorlama sistemi Türkiye’de belirli bankaların ortaklığıyla kurulan Kredi Kayıt Bürosu’nun (KKB) faaliyete geçmesiyle resmi bir hüviyet kazanmıştır.

Kredi Skoru Nedir?

Kredi skoru, “geliriniz, gideriniz, geçmiş dönem ödenmiş ve ödenmemiş borçlarınız, kredi kartı ödemeleriniz” gibi kriterler göz önüne alınarak belirlenir. Ayrıca sahip olduğunuz hesapların türü ve sayısı, faturalarınızı zamanında ödemeniz, var olan borcunuz ve mevduatlarınızın süresi kredi raporunuzda yer alan kriterlerdir. Kredi veren kuruluşlar istatistiksel bir program kullanarak bu bilgileri benzer profillerdeki tüketicilerin kredi geri ödemesi geçmişiyle karşılaştırırlar. Kredi skorlama sistemi bir borcu ödeme konusunda olumlu göstergelerin her birine puan verir. Puanların toplamı (kredi skoru) sizin kredibilitenizi belirlerken borcunuzun toplamını geri ödeme ve ödemeleri zamanında yapma konusunda ne kadar yatkın olduğunuzu da ölçer.

Bu skorlama sonucunda tüketiciler genel olarak “Siyah, Beyaz ve Gri” olarak tanımlanan üç alanda toplanmaktadır. Siyah, isminden de anlaşlacağı üzere son beş yıl içinde ödenmemiş borcu (kredi, kredi kartı vs) olan ve/veya yasal takibe uğramış kişilerin yer aldığı ve bankalar tarafından doğrudan reddedilen gruba girer. Beyaz alan kredi geçmişinde leke olmayan, ödemelerini düzenli yapmış kişilerden oluşurken, gri alan ise Türkiye’de birçok kişinin dahil olduğu arada kalan grubu ifade eder: Son beş yıl içinde ödemeleriyle ilgili sıkıntı çekmiş ama borcunu kapatmış, düzenli geliri bir süreliğine kesilmiş ancak yeterli finansal geçmişi bulunan bu kişiler için kredi veren kuruluşlar kendi bünyelerinde belirledikleri kriterler doğrultusunda insiyatif kullanabilmektedirler.

Gelişen sigorta sektörü, çeşitlenen banka kredileri ve özellikle mortgage’ın hayatımıza girmesiyle “Kredi Skoru” büyük önem kazanmıştır: “Siyah, beyaz ve gri’nin” yalın tonlarını taşımakla birlikte uzun vadede kişisel bütçelerimizi düzenleyebilecek, ev, araba ve diğer temel ihtiyaçlarımızı karşılamak adına ihtiyacımız olan finansal güce erişmemizi sağlayarak hayatlarımızı renklendirecektir. Kredi skorlama sistemi yerine oturana ve tüketiciler yeterli bilince ulaşıncaya kadar Türkiye’de kredi kullanmak isteyenler için hala GRİ bir gün.

Kredi Kayıt Bürosu’na ulaşmak için:
http://www.kkb.com.tr/content/_index/index/index.php

Krediniz banka tarafından onaylanmadığı takdirde KKB’ye başvuruda bulunabilirsiniz.
https://itiraz.kkb.com.tr/KKBForms/forms/webItiraz.do?method=itirazGirisi

Ülke fonları kurtarıcı olur mu?

Etiketler: | 0 yorum

Konut kredisi krizine kadar dünyada likidite boldu, yatırım iştahı yüksekti. Onun için hisse senetlerinden gayrimenkule kadar bütün varlık fiyatları yükseliyordu.

ABDURRAHMAN YILDIRIM
Konut kredisi krizi ile ABD ve Avrupa piyasalarında yapılandırılmış ürünler ve özel sektör tahvil piyasası darbe yedi, likidite kayboldu. Konut sektöründe ve yapılandırılmış ürünlerde kimin ne kadar pozisyonu ve zararı olduğu bilinemediği için, finansal kuruluşlar da kendi aralarında para ticaretini en alt düzeye indirdi. Kilitlenmeyi çözmek için merkez bankaları piyasalara 100 milyarlarca dolar para enjekte ettiler. ABD'de faiz oranları da düşüyor.
Hem ABD Merkez Bankası (Fed) faiz düşürüyor hem de özel sektör kağıtlarından ve hisse senetlerinden çıkanların güvenli liman olarak buldukları hazine kağıtları prim yapıyor. 10 yıllık ABD hazine faizleri bu nedenle yüzde 4'ün altına kadar indi.

3 trilyon $'lık fon
Dünya likiditesini küresel risk alma iştahının yüksekliği yanında ABD'nin trilyon dolara dayanan cari açığı, dünya emtia ve petrol fiyatlarının yükselmesinin yarattığı servet ve sermaye birikimi besliyordu.
İşte böyle bir süreçte özellikle petrol fiyatlarının artışından dolayı petrol ihraç eden ülkelerde önemli fonlar birikti. Bu fonların bazıları ülke refah fonu ve ulusal yatırım fonu altında, zor dönemlerde kullanılmak için toplandı. Henüz sayısı ve toplam tutarı hakkında net bilgiler yok. Ancak toplam tutarının 3 trilyon doları geçtiği hesaplanıyor. Küresel kredi pazarının 2 trilyon dolar civarında daraldığı dikkate alınınca bu fonların yaraya ne ölçüde merhem olabileceği de ortaya çıkıyor.

Yeni oyuncular
Şimdi bu fonlar Batı'da zor duruma düşmüş bankalara ve finansal kuruluşlara ortak oluyor. Petrol gelirleri nedeniyle bu fonlar daha çok Körfez ülkelerinde toplanmış. Suudi Arabistan, Kuveyt, B.A.E, Libya, İran, Umman, Katar, Malezya, Rusya, Singapur, Çin, Cezayir, Norveç, Japonya ulusal fon kuran ülkeler. Ülke fonu olduğu için karar vericiler de hükümetler, başbakanlar, cumhurbaşkanları. Dolayısıyla yatırım kararları da ekonomik olmanın yanında siyasi içerikli olabiliyor. Bir anlamda ulusal fonlar yeni tip küresel oyuncular.
Şimdiye kadar UBS, Merrill Lynch, Citigroup, Morgan Stanley gibi kurumlara ortak oldular. Her ortaklık da küresel piyasaları olumlu etkiledi.

Batı'daki yangına Doğu'dan itfaiye
Yeni başlayan bu eğilim aslında varlık ve şirket fiyatlarının cazip düzeylere inmesi halinde bu fonlar tarafından satın alınabileceğini, belki başka alıcıların ortaya çıkabileceğini gösteriyor. Finansal piyasaların kötüleştiği ve varlık fiyatlarının düştüğü bir dönemde ülke fonları yeni bir pencere, yeni bir seçenek gibi duruyor. Belki de nihai alıcılar olarak piyasaların kurtarıcısı olmaya aday.
Geçmiş olumlu konjonktürde biriktirilen fonların şimdi zor dönemde kullanılmasıyla en azından krizin derinleşmesi ve uzun sürmesi, fiyatların çökmesi önlenebilir.
Fonlar genelde Ortadoğu ve Asya'da biriktiği, satın almaların da bu ülkeler tarafından yapıldığı dikkate alınırsa, Batı'daki yangına Doğu'daki sermaye itfaiye olarak gelecek. Şirketler ve varlıklar sermayenin toplandığı Doğu'nun eline geçmeye başlayacak. Tabii Batı tarafından izin verildiği ölçüde.

Sonuç
"Doğa, daima yeni şeyler yaratır." Goethe

Kaynak: Sabah

Dairemi satacağım ne kadar eder ?

Etiketler: | 0 yorum

Gayrimenkul müşterilerinin sık sorduğu sorulardandır. Peki müşterimizin satışa çıkarmak istediği dairenin fiyatını nasıl bulacağız? Öncelikle değerleme nedir sorusunun cevabını verelim.

Değerleme Nedir?

“Değerleme” bir varlığın veya gayrimenkulün, gayrimenkul projesinin veya bir gayrimenkule bağlı hak ve faydaların belli bir tarihteki muhtemel değerinin bağımsız ve tarafsız olarak takdir edilmesidir.


Herkes tarafından ortak ölçütler kullanılmasa da, gayrimenkul değerlemesi yaparken bazı kıstaslar esas alınır.


Örneği daire üzerinden devam ettirirsek daire için bir gayrimenkul bilgi formu doldurulur. Dairenin ve apartmanın özelliklerini içeren bilgi formu doldurulduktan sonra, dairenin bulunduğu lokasyondaki ve diğer portföylerdeki benzer dairelerin fiyatlarına bakılarak ortalama fiyatlar belirlenir.


Dairenin konumu, masraf durumu, bulunduğu kat (giriş ve en üst dezavantajdır), binanın yaşı, binanın özellikleri (asansörlü-bahçeli…) gibi maddeler de fiyat üzerinde etkilidir.


Değerleme yapılıp da ekspertiz raporu hazırlandıktan sonra diğer satılık daire örnekleri ile müşteriye fiyat teklifi sunulur. İlgili gayrimenkul danışmanın dürüstlüğünü esas alırsak (bu da ayrı bir yazı konusu, “gayrimenkul danışmanı müşteriye karşı neden dürüst olmaz?”) bilinçli müşterinin bu fiyatı kabul etmesi gerekir; fakat çoğu müşteri evinin değerinin düşük olduğunu iddia eder, peki neden?


Öncelikle ev sahipleri, satmaya karar verdikleri evle ilgili duygusal bağlarını kopartamazlar.
Muhtemelen o evde hatırlanması gereken, çok özel anlarına dair anıları vardır. Bunun sebebi ilk evleri de olabilir, çocuklarının o evde nişanlanması da olabilir, torunlarının büyüdüğü ev olması da olabilir, başka sebepler de.


Bu unutulmaması gereken anlar yüzünden de, ev sahibinin gözünde o evin değeri rayicinden yüksek olur, çünkü o eve anlam yüklenmiş olur.
Diğer bir neden de ev sahibinin ihtiyaç içinde olmasıdır. Belli miktarda paraya ihtiyacı vardır ve bu yüzden de evine ihtiyacı olan miktar kadar değer koyar. Bu mantık dışı olsa da, görülen bir durumdur.


Örneğin bir müşterim evine 185.000 YTL fiyat koymuştu, ben ekspertiz raporu hazırladıktan sonra ev sahibine dairenin 165.000 YTL edeceğini söyledim; fakat kabul etmedi. Neden ilk fiyatta direttiğini sorunca aldığım cevap: “Evimi bu fiyata sattıktan sonra 20.000 YTL’lik borcumu ödeyeceğim, e kalan 165.000 YTL’ye de bu bölgeden kötü de olsa anca ev bulurum”.
Yani müşterim ev fiyatını herhangi bir analiz sonucu değil, ihtiyacına göre belirlemiş ve hataya düşmüştü. 185.0000lik fiyatı kabul etseydim, daireyi portföyüme katacaktım; ama ben kibarca evin değerinin bu olmadığını ve bu fiyata satılmasının da çok zor olduğunu söyleyerek daireden çıktım. Aslında daireyi portföyüme katmak ve tabelamı asmak benim için yeterliydi; ama etik olmazdı (bir sonraki yazı konum).


Evinizin satmak isterseniz veya sadece merakınızdan fiyatını öğrenmek isterseniz bu işi uzmanlarına bırakmanızı tavsiye ederim. Nasıl ki bankaya para yatırıp da maksimum verimi alabilmek için bireysel müşteri temsilcilerinden yardım alıyorsanız, evinizin değerini belirlemede de bu yöntemi kullanın. Birçok gayrimenkul firması ücretsiz ekspertiz hizmeti sunmaktadır, bundan yararlanın ve bu işi uzmanına bırakın.Aksi halde rayic dışı belirleyeceğiniz fiyat, hem dairenizin satışını engelleyecek veya fazlasıyla geciktirecektir, hem de size zaman ve para kaybı olarak olumsuz olarak yansıyacaktır.

Kaynak:Milliyet Emlak Blog

Kiracılara koruma geliyor

Etiketler: | 0 yorum

Yeni Borçlar Kanunu Tasarısı yasalaştığında kira bedellerine yapılacak artış, üretici fiyat endeksindeki (üretici enflasyonu) artışı geçemeyecek. Kira sözleşmelerine üretici fiyat endeksinden daha yüksek artış yazılamayacak

Enflasyonu körüklüyor
Enflasyonun tek haneye inmesine karşın hâlâ iki haneli rakamlardan aşağı düşmeyen ve kiracı-ev sahibi kavgalarına yol açan kira artışlarına, yasal sınırlama geliyor. Türk Borçlar Kanunu Tasarısı (TBKT) yürürlüğe girdiğinde, kira bedellerinde yapılacak artış, bir önceki yıl gerçekleşen üretici fiyat endeksi (ÜFE) artışını geçemeyecek. Kira sözleşmesine, ÜFE’den yüksek bir artış yazılamayacak.

Emsal dikkate alınacak
Sözleşmede bir oran belirtilmemişse mahkeme ÜFE artışını geçmemek kaydıyla yeni artış bedelini konutun durumunu göz önüne alarak belirleyecek. Beş yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde ve bundan sonraki her beş yılın sonunda, yeni kira yılında uygulanacak kira bedeli hakim tarafından ÜFE artış oranı, konutun durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak tespit

Arıza kirayı indirecek
Tasarıya göre, kiralanan bir dairenin sonradan çatısı akar, su, elektrik tesisatında arıza oluşur, şöminesi tüterse kiracı ev sahibinden onarım yapılmasını isteyebilecek. Kiracı, söz konusu arızadan kaynaklı zararı ev sahibinden isteyebilecek. Kiracı ayrıca onarım yapılıncaya kadar geçecek süre için kira bedelinden, ortaya çıkan ‘ayıp’la orantılı bir indirim yapılmasını talep edebilecek.

‘Oğlum evlenecek, çık’ yok
Kiracılarla ev sahipleri arasında en sık karşılaşılan sorunlardan birisi de evini boşalttırmak isteyen ev sahiplerinin ‘Oğlum evlenecek, kızım gelin olacak, Almanya’dan torunum gelecek’ gibi bahaneler ileri sürmeleri. Tasarıda, bu gerekçe ileri sürülerek boşaltılan dairelerin, o kişilere verilmediği taktirde, üç yıl süreyle eski kiracıdan başkasına kiralanamayacağı öngörülüyor.

Tercih hakkı eski kiracının
Yeniden inşa amacıyla boşalttırılan konutlar da haklı bir sebep olmazsa 3 yıl geçmedikçe başkasına kiralanamayacak. Yeniden yapılmak üzere yıkılan binanın eski kiracıları, inşaat bittikten sonra öncelikle oturma hakkına sahip olacak. Bu hakkın bir ay içinde kullanılması gerekecek. Bu hükümlere aykırı davranan ev sahipleri, eski kiracısına bir yıllık kira bedeli kadar tazminat ödeyecek.

Yasadan sonra kiralar peşin ödenmeyecek
Yaygın uygulamanın aksine yeni yasa tasarısında kira bedelinin ‘aksine sözleşme ve yerel adet olmadıkça’ peşin değil, her ayın sonunda ödenmesi düzenleniyor. Ancak ödemenin, en geç kira süresinin bitiminde yapılması gerekiyor. Kiracı ödemeyi yapmadığı takdirde ev sahibi en az otuz gün olmak üzere süre verecek. Ancak bu süre, bildirimin yapıldığı tarihte işlemeye başlayacak.

Komşuya saygı korunuyor
Mevcut kanundaki kiracının, kiraladığı daireyi özenle kullanması ve komşulara saygı göstermesi yükümlülüğü, daha açık kurallara bağlanarak yeni kanuna da taşındı. Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda ev sahibi otuz gün vererek durumunu düzeltmesi için ihtarda bulunacak. Ancak, kiracının davranışları değişmezse ev sahibi yazılı bildirimle sözleşmeyi feshedebilecek.

Eski hale getir şartı kalkıyor
Kiracı, ev sahibinin rızasıyla konutta veya dükkanda değişiklik yapabilecek. Yazılı olarak kararlaştırılmadıkça, mal sahibi, yapılan değişikliklerin eski haline getirilmesini isteyemeyecek. Kiracı mal sahibinin rızası olmadan yeri başkasına devredemeyecek. Fakat mal sahibi, işyeri kiralarında haklı sebep olmadıkça onayı verecek.

Depozito bankaya yatırılacak
Mülk sahibi, kiracıdan en çok üç aylık kira kadar depozito isteyecek. Kiracı parayı bankada vadeli hesaba yatıracak. Kiracılar, kira süresinin bitiminden itibaren üç ay içerisinde bankaya başvurarak depozitoyu faiziyle birlikte geri alabilecek. Kiracıya, kira ve apartman aidatı dışında ödeme yükümlülüğü getirilemeyecek. İhtara rağmen kira ödememek, tahliye sebebi sayılacak. Kira ve yakıt giderinin yanı sıra ısıtma, aydınlatma, su, kapıcı parasını ödememek tahliye sebebi olacak.

15 gün önceden bildirim zorunlu
Ev sahibi, sözleşme süresinin bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılacak. Ancak, ev sahibi, her uzama yılının bitiminden üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilecek.

Evi boşaltmayı eş onaylayacak
Aile konutu olarak kullanılmak üzere kiralanan taşınmazlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadıkça kira sözleşmesini feshedemeyecek. Bu rızanın alınması mümkün olmazsa veya eş haklı sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçınırsa kiracı, hakimden bu konuda bir karar vermesini isteyebilecek.

Dövizle kira beş yıl artmayacak
Kira bedeli yabancı bir para birimiyle belirlenmişse, beş yıl geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamayacak. Beş yıl geçtikten sonra kira bedelinin belirlenmesinde, yabancı paranın değerindeki değişiklikler de dikkate alınarak emsal kira bedellerine göre güncelleme yapılacak.

İstanbul’un zam şampiyonu konut

Etiketler: | 0 yorum

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 1995 bazlı İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksi’ne göre, perakende fiyatlar 2007 yılında yüzde 12,46, toptan fiyatlar ise yüzde 7,25 arttı. Yüzde 14,45 ile en fazla artış konutta yaşandı

Yıllık bazda, İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksi’nde yer alan gıda harcamaları grubunda yüzde 10,74 artış görüldü. Konut harcamaları grubundaki yıllık artış yüzde 14,45, ev eşyası harcamaları grubundaki artış yüzde 7,69, giyim harcamaları grubunda yüzde 9,15, sağlık ve kişisel bakım harcamaları grubundaki artış yüzde 9,93, ulaştırma ve haberleşme harcamaları grubundaki artış yüzde 6,00, kültür-eğitim ve eğlence harcamaları grubundaki artış yüzde 10,30 ve diğer harcamalar grubundaki yıllık artış da yüzde 5,33 olarak gerçekleşti.

Aylık bazda ise İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksi’nde yer alan gıda harcamaları grubunda yüzde 1,47 artış görüldü. Konut harcamaları grubundaki aylık artış yüzde 2,18, ev eşyası harcamaları grubundaki artış yüzde 0,09, sağlık ve kişisel bakım harcamaları grubundaki artış yüzde 0,40, ulaştırma ve haberleşme harcamaları grubundaki artış yüzde 0,77 ve diğer harcamalar grubundaki aylık artış da yüzde 1,12 olarak gerçekleşti.

Aralık ayında giyim harcamaları grubunda yüzde 1,37, kültür-eğitim ve eğlence harcamaları grubunda da yüzde 6,38 azalış izlendi.

Konutta kredi faizleri ne olacak?

Etiketler: | 0 yorum

Konut kredileri faizlerinin özellikle 2008’in ikinci yarısından itibaren düşüş trendinde devam etmesi ve yılın sonu, 2009’un başında yüzde 1 seviyelerine gerilemesi bekleniyor

Son dönemde konut kredi faiz oranlarında ciddi değişiklikler olmadı. Sadece birkaç banka, faizlerinde küçük oranlarda indirime gittiler. Hali hazırda sektörde yüzde 1’in altında faiz oranları da uygulanıyor. Ancak bu oranlar, bir yıl gibi oldukça kısa vadelere veriliyor. Beş yıl ile 15 yıl gibi daha uzun vadelerde kredilerin faizleri ise yüzde 1.20-1.44 aralığında değişiyor.
Konut kredilerinde faizleri 2007 yılını bu aralıkta bitirdi. Garanti Mortgage Genel Müdür Yardımcısı Umur Güven, son bir aylık süreçte faizlerde aşağıya doğru bir eğilim olduğunu ancak global piyasalarda oluşan çalkantının kredi maliyetlerini olumsuz etkilemesi nedeniyle bu trendin çok hızlı olmadığını söylüyor.

Önümüzdeki dönemde Merkez Bankası ve ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz oranlarını düşürmeye devam etmesinin beklendiğini söyleyen Güven, risk algılamasındaki değişim ve risk primlerinde oluşan artışın kredi faizlerinde aynı oranda düşüşü engelleyeceği görüşünde.

2008’in sonunda yüzde 1 bekleniyor
Anadolubank Pazarlama Müdürü Oğuz Korkmaz ise yeni yılın ilk aylarında faizlerde birkaç puanlık düşüşler yaşanabileceğini ancak bu düşüşün müşteri hareketini değiştirecek ölçüde etkili olmayacağını söylüyor. Korkmaz, faiz hareketlerinde ABD’deki şirketlerin bilanço açıklayacak olmaları nedeniyle mart ayına kadar piyasalardaki seyrin izleneceğini belirtiyor.
Konut kredileri faizlerinin özellikle yılın ikinci yarısından itibaren düşüş trendinde devam etmesi ve 2008’in sonu, 2009’un başında yüzde 1 seviyelerine gerilemesi bekleniyor.

Bankaların konut kredilerinde uyguladıkları vade ve faizlerde son durum şöyle:
Akbank: Akbank geçen ay konut kredi faizlerinde indirime gitti. 12 ay vadeye yüzde 0.99 faiz uygulayan banka, 24 ay vadeli kredilerin faizini yüzde 1.29’dan 1.09’a, 240 ay vadenin faizini ise yüzde 1.31’den yüzde 1.29’a çekti. Akbank kredi seçeneklerine ara vadeler de ekledi. Buna göre 36 aya yüzde 1.16, 48 aya 1.19, 60 aya ise yüzde 1.21 oranında faiz uygulanmaya başlandı. Euro cinsi kredilerde ise 240 ay vadeye yüzde 0.60 faiz uygulayan banka, dolar cinsi kredilerde ise 120 ay vadede yüzde 0.65 faiz uyguluyor.

Anadolubank: Faiz oranlarını değiştirmeyen banka, 168 ay vadeli YTL cinsi kredilere yüzde 1.28, en uzun vade olan 180 ayda ise 1.25 faiz uyguluyor. Dolar ve Euro cinsi kredilerde ise 120 aya kadar tüm vadelerdeki oranı, yüzde 0.75. Japon Yeni cinsi kredilerde 12 aya yüzde 0.30, 120 aya ise 0.39 oranında faiz uygulanıyor. 120 ay vadeli İsviçre Frangı cinsinden kredinin faizi ise yüzde 0.54.

Denizbank: Geçen ay faizlerini değiştirmeyen Denizbank, 120 aylık vadeleri 180 aya uzatmayı tercih etti. Buna göre YTL kredilerde 180 aya yüzde 1.31, döviz kredilerde ise dolara 180 ayda yüzde 0.70, Euro’ya ise yüzde 0.65 faiz uyguluyor.

Fortis: Faizlerde değişikliğe gitmeyen Fortis, 12 ay vadeye yüzde 0.98 ile en düşük faizi uyguluyor. 36 ay vadede 1.30, 120 ay vadeye ise yüzde 1.31 oranında faiz uyguluyor. Euro ve dolar cinsi kredilerde ise 60 aya kadar vadelerde yüzde 0.75, 300 aya ise yüzde 0.80 faiz uygulamaya devam ediyor.

Finansbank: Finansbank’ın YTL cinsi konut kredi faizleri 24 ay vadede 1.19, 84 ay vadede 1.24, 120 vadede 1.27, 360 ay vadede ise 1.29 olarak devam ediyor. Euro cinsi kredilerde 144 ay vadede yüzde 0.55, dolar cinsi kredilerde ise yüzde 0.60 uygulanıyor.

Garanti Bankası: Garanti geçen ay faizlerde indirime giden az sayıda bankadan biri oldu. İndirimli mortgage kapsamında 12 ay vadeye yüzde 1.16, 18 aya yüzde 1.23, 36 aya yüzde 1.26 faiz uyguluyor. 36 ay vadeye uygulanan yüzde 1.26’lık faiz 1.24’e, 60 ayın faizi yüzde 1.28’ten 1.25’e, 240 ayın faizi ise yüzde 1.30’dan 1.27’ye çekildi. Bankanın döviz kredi faizleri ise şöyle: Dolarda 48 ay vadeye 0.60, 60 ay vadeye 0.65, 240 ay vadeye 0.70 faiz uyguluyor. 240 ay vadeli Euro kredilerin faizi ise yüzde 0.65. İsviçre Frangında ise 60 aya 0.55, 240 aya 0.60 faiz uygulanıyor.

Halk Bankası: Banka, faizlerini değiştirmeyerek 120 aya kadar tüm vadelerde yüzde 1.31 faiz uygulamaya devam ediyor.

HSBC: Geçen ay konut kredi faizlerinde değişikliğe gitti. YTL cinsi kredilerde 6 ay vadenin faizi yüzde 0.93’ten yüzde 0.89’a, 12 ay vadenin yüzde 1.16’dan yüzde 1.13’e, 18 ay vadenin yüzde 1.23’ten yüzde 1.20’ye, 24 ay yüzde 1.27’den 1.24’e, 36 ay ise yüzde 1.29’dan 1.27’ye çekildi. Banka 48 aya yüzde 1.28, 84 aya yüzde 1.30, 360 aya ise yüzde 1.35 faiz uyguluyor.
İş Bankası: Faizlerini değiştirmeyen İş Bankası, YTL cinsi kredilerde 120 ay vadeye yüzde 1.30, Euro ve dolar cinsi kredilerde 36 ay vadede yüzde 0.70, 120 ay vadede ise yüzde 0.75 faiz uyguluyor.

Millenium Bank: Faiz oranlarını değiştirmeyen banka, 180 aya kadar vadeli YTL cinsi kredilere yüzde 1.44 faiz uyguluyor. Euro cinsi kredilerde 180 aya yüzde 0.59, İsviçre Frangı bazındaki kredilere yüzde 0.52, dolar cinsi kredilerde ise 120 aya yüzde 0.63 faiz uyguluyor.
Oyakbank: Faizlerini değiştirmeyen Oyakbank, YTL cinsi kredilerde 144 ay vadeye yüzde 1.35 faiz uyguluyor. Döviz kredi faizlerinde ise 144 ay vadeye dolara yüzde 0.72, Euro’ya 0.69 faiz uyguluyor.

Şekerbank: Banka, YTL kredilerde 24 ay vadede yüzde 1.66 faiz uygulayan banka, 84 ay vadede yüzde 1.35, 360 ay vadede ise yüzde 1.33 faiz uyguluyor. Banka, dolar ve Euro cinsi kredilerde ise 120 ay vadeye yüzde 0.65 oranında faiz uyguluyor.

TEB: Faiz oranlarını değiştirmeyen TEB, YTL kredilerde 12 vay vadeye yüzde 1.45, 36 ay vadeye yüzde 1.34, 180 ay vadeye ise 1.31 faiz uyguluyor.

Tekstilbank: Geçen ay faizlerini değiştiren Tekstilbank, YTL cinsi kredilerde 24 ay vadenin faizini yüzde 1.39’dan 1.35’e, 120 ay vadeyi ise yüzde 1.37’den 1.31’e indirdi. Döviz cinsi kredi faizlerini değiştirmeyen banka, vadeleri ise aşağı çekti. Dolarda 48 ay vadeye 0.75, 84 ay vadeye 0.79, Euro’da ise 84 ay vadeye 0.69 faiz uyguluyor.

Vakıfbank: Banka, 12 aya yüzde 0.89, 24 aya yüzde 1.08, 36 aya 1.15, 48 aya 1.18, 60 aya 1.20, 240 aya ise 1.28 faiz uyguluyor.

YKB: Yapı Kredi, faiz oranlarında değişikliğe giderek, YTL cinsi kredilerde 240 ay vadenin faizini yüzde 1.35’ten 1.31’e çekti. Döviz cinsi kredilerde ise dolar bazında 240 ay vadeye yüzde 0.69, Euro bazlı kredilerde ise 240 ay vadeye yüzde 0.59 oranında faiz uyguluyor.

Ziraat Bankası: Faizlerini değiştiren bir diğer banka olan Ziraat Bankası, 120 aya kadar vadeli YTL kredilerin faizini yüzde 1.35’ten 1.30’a indirdi.

Kaynak: Milliyet Emlak

Mortgage Brokerları Dernekleşti

Etiketler: | 0 yorum

Türkiye'deki mortgage brokerlarınının mesleki anlamda gelişimi ve sosyal dayanışma sağlamak amacıyla " Mortgage Brokerları Derneği " kuruldu.Mortgage Brokerları Derneği'nin başkanlığını Mutlu İnşaat CEO'su Hakan Buvan yürütüyor.İstanbul'da kurulan derneğin en önemli hedeflerinden biri de mortgage brokerlığı eğitimine destek vererek mali sektörde nitelikli eleman yetişmesini sağlamak.

Mortgage Brokerlar Derneği Başkanı Hakan Buvan,derneğin,mortgage konusunda taraflara etkili danışmanlık yaparak mesleğin etik değerlerine sahip çıkacağını belirterek,bu konuda şu bilgileri verdi:

"Mortgage broker mesleğinin toplum içinde saygın ve güvenilir bir yer alması için çalışmalarda bulunacağız.Bunun yanında dernek,kamu kurumları ve diğer ilgili özel kuruluşlarla olan ortak
çalışmalarda etkin verimlilik hedefleyen çalışmalarda bulunacak.Gayrimenkul ekspertizleri,mortgage konusunda uzmanlaşan hukukçuları ve bankacıları,emlak brokerlarını çatımız altında toplamayı hedefliyoruz"