Emlak Broker - Mortgage Broker


Konut Kredisi Mortgage Kredi Faizi Emlak Piyasası Gayrimenkul Sektörü Haberler Makaleler Tavsiyeler Barındıran Kaynak Platform.Artık sitemize www.emlakbroker.com adresinden de ulaşabilirsiniz.

Yapı Kredi'den dövize endeksli konut kredisi

Etiketler: | 0 yorum

Yapı ve Kredi Bankası İsviçre frangı ve İngiliz sterlinine endeksli konut kredisi kullandıracak.

Banka konut kredisi ürün portföyüne dövize endeksli 2 yeni ürün daha ekledi.

Yapı ve Kredi Bankası'ndan yapılan açıklamaya göre, konut kredisi almayı düşünen müşteriler artık Yapı Kredi'den İsviçre frangına veya İngiliz sterlinine endeksli konut kredisi kullanabilecek.

Kredilerin vade ve faiz oranları, İsviçre frangı için 120 ay vadeye kadar yüzde 0.54, 121-240 ay vade arası yüzde 0.57 olarak belirlenirken, İngiliz sterlini için 240 ay vadeye kadar kredi faizi yüzde 0.75 olarak açıklandı.

Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Sönmez, özellikle döviz cinsinden geliri olanların taleplerine karşılık vermek üzere bu iki yeni ürünü geliştirdiklerini belirtti.

Söz konusu kredilerin birçok kişinin ilgisini çekebileceğini ifade eden Sönmez, ancak döviz geliri olmayanların risklerini iyi hesap etmeleri ve kredi kullanım kararlarını bu doğrultuda vermeleri gerektiğinin altını çizdi.

2008 yılında faiz oranlarında düşüş beklendiğini belirten sönmez, ikincil piyasanın hayata geçmesi ve kurumsal yatırımcının ilgisiyle birlikte finansman kaynağının çeşitleneceğini ve maliyetin de düşeceğini kaydetti.

Kaynak: CNN Türk

Faizler 2008 baharında %1'in altına düşer

Etiketler: | 0 yorum

Merkez Bankası'nın faiz indirim sürecine önümüzdeki yıl da devam edeceği beklentisiyle konut kredilerinde faiz oranlarının 2008 yılının ilk yarısında yüzde 1'in altına ineceği öngörülüyor.

Merkez Bankası'nın faiz oranlarını indirmesi ile birlikte konut kredilerinde rekabet yoğunlaştı. Bankalar faiz indirimlerini konut kredilerine yansıtmaya başlarken, önümüzdeki dönem faiz indirimlerinin devam edeceği beklentisi de faizlerin aşağı yönlü hareketini destekliyor. Dünyada merkez bankalarının mortgage krizinin etkilerini sınırlamak için faiz indirimlerine gitmesine paralel Merkez Bankası da aralık ayında yaptığı toplantıda gecelik borçlanma faizini yarım puan indirerek faizi yüzde 15.75'e geri çekti. Mayıs 2006'daki uluslararası dalgalanmadan sonra gecelik faizleri yüzde 13.25'ten yüzde 17.50'ye çıkaran Merkez, böylece 14 aylık aranın ardından eylülde 0.25 puan; ekim, kasım ve aralıkta ise yarımşar puanlık indirime gitmiş oldu. Dışarısı bozulursa 2009'a kalır Bankalar eylül ve ekim ayında faizlerdeki gevşemeyi müşteriye yansıtırken, konut kredisinde en düşük faiz oranı yüzde 1.30 seviyelerine gerilemişti. Kasım ve aralık aylarında yapılan faiz indirimleri ile konut kredilerinde en düşük faiz oranı yüzde 1.27'ye kadar geriledi. Konut kredisi faizlerinin Merkez Bankası'nın faizleri indirme eğilimi devam ettiği sürece 2008'in ikinci yarısından önce yüzde 1'in altına inmeyeceğini öngören uzmanlar, 2008 yılının ilk yarısında yurt dışı piyasalarda yaşanabilecek bir bozulmanın da bu tarihi 2009'a kadar erteleyebileceğini belirtti. Mortgage sisteminin tam olarak işlerlik kazanması için faiz oranının yüzde 1'in altında olması gerektiğini ifade eden uzmanlar, faiz oranlarının yüzde 1' altına gerilemesi ile konut kredilerinde talep patlaması beklediklerini bildirdi. Garanti Bankası Bireysel Kredilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Fuat Erbil de faizlerde düşüş trendine paralel faiz oranlarını indirmeye devam edeceklerini söylemiş ve faizlerin düşme eğilimi sürerse 2008 yılının bahar aylarında konut kredisi faizlerinin yüzde 1'in de altına inebileceğini öngörmüştü.

Kaynak: Sabah

Artık faizden faiz alınmayacak

Etiketler: | 0 yorum

Yeni Türk Ticaret Kanunu ile banka kredilerindeki faize faiz uygulayan hükümler geçersiz sayılacak.

Bunun için bankalara üç ay süre tanınacak. Yeni kanunla şirketlerin içini boşaltma devri de bitiyor. Artık ortakların şirketten borç alması yasaklanacak.

AHMET KIVANÇ (Arşivi)

ANKARA - Yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) ile kredi kullananları zor durumda bırakan 'faizden faiz alınması' uygulamasına son verilecek. Bankalar, yeni TTK yürürlüğe girdikten sonraki üç ay içinde, tüm kredi sözleşmelerindeki faizden faiz alınmasına ilişkin hükümleri ayıklamak zorunda olacak. Bu düzenleme, banka kredileri dışındaki, benzer tüm sözleşmeleri de kapsayacak.
Anonim ve limited şirketlerde ortakların şirketten borç alması da tümüyle yasaklanıyor. Yasa yürürlüğe girmeden önce şirketten borç almış ortaklara, borçlarını 'nakit' olarak ödemeleri için üç yıllık süre tanınacak. TBMM Adalet Komisyonu'nun gündeminde bulunan Türk Ticaret Kanunu Tasarısı'nın görüşmeleri sürerken, Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun Tasarısı TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Bu tasarıda, 1535 maddeden oluşan TTK'nın hangi hükümlerinin ne zaman ve ne şekilde yürürlüğe gireceği düzenleniyor.

Tüm sözleşmeler değişecek
TTK'nın 'bileşik faiz'i düzenleyen maddesi uyarınca, faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesini öngörmüş bulunan cari hesap sözleşmeleri, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde değiştirilecek ve faize faiz yürütülmesine ilişkin hükümler ile bu sonucu doğuran düzenlemeler sözleşmeden çıkarılacak. Aksi takdirde üç aylık sürenin sonunda söz konusu hükümler yazılmamış sayılacak.

Bileşik faize ilişkin düzenleme sözleşmeden çıkarılıncaya kadar işlemiş bulunan faiz, borçludan istenebilecek. Ancak, istenebilecek faiz hiçbir şekilde, yeni TTK yürürlüğe girdikten sonraki üç ayı geçemeyecek.

Buna göre, özellikle faizden faiz alınmasını öngören banka ticari kredisi, kredi kartı, tüketici kredisi ve konut kredisi sözleşmeleri ile benzer diğer sözleşmeler, yasa yürürlüğe girdikten sonra üç ay içinde değiştirilmek zorunda olacak. Bileşik faize yer veren veya bu sonucu doğuracak tüm sözleşme hükümleri, üç aylık süre içinde sözleşmelerden çıkarılacak.
Alacaklılar, üç aylık sürenin dolmasından sonra faiz alacaklarına faiz yürütemeyecekler.


Ödeme nakit olacak
Türkiye'de şirketlerin hâkim hissedarları veya diğer ortakları, yaygın olarak şirketi kasa gibi kullanarak, borç adı altında sürekli para çekebiliyor. Borçlar için ortakların çok düşük faiz ödemesi ya da ne faizini, ne de anaparasını ödememesi nedeniyle şirketlerin içi boşalıyor. Bu yüzden şirketler krizler karşısında dayanıksız hale gelirken, alacaklılar da çoğu zaman şirkette tahsil edecek bir malvarlığı ya da para bulamıyor. Yeni TTK'da, ortakların anonim ve limited şirketlerden borç para alması yasaklanıyor.

TTK Uygulama Kanunu Tasarısı'nda ise, yeni yasa yürürlüğe girmeden önce anonim veya limited şirketten borç almış ortaklara, borçlarını ödemeleri için üç yıllık süre tanınıyor. Borcun ödeme planına bağlanması, senet verilmesi söz konusu olamayacak.
Ödemenin tümüyle nakit olarak yapılması gerekecek.


Eski olaya eski kanun
Yeni TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce bazı taşınmazlar bir şirkete ayni sermaye olarak konulmuş, ancak bunların tapu tescilleri şirket adına yapılmamışsa, Sanayi Bakanlığı'nın talimatıyla tescil işlemi ticaret sicili müdürlerince yaptırılabilecek. Tescile ilişkin harç ve masraflar şirketten tahsil edilecek.

Tasarıya göre, yeni TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olayların hukuki sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükteyken gerçekleşmişse, o kanun hükümleri uygulanacak. TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleşmiş fiiller, bağlayıcılıkları ve hukuki sonuçları itibarıyla, bu tarihten sonra dahi, gerçekleştikleri tarihte yürürlükte olan kanuna tabi olacak.

Tasarıya göre, bir Türk şirketi, tasfiye edilmeksizin ve gideceği ülkede yeniden kurulmaksızın yabancı bir ülkeye taşınabilecek. Bunun için, şirketin alacaklılarını ilan yoluyla haberdar etmesi ve alacakların teminat altına alındığını ispatlaması gerekecek. Merkezini yurtdışına taşıyan şirketin unvanı, alacaklıları tatmin edilmeden gerçekleşmeyecek.

Kaynak: Radikal

'Mortgage krizinin dibi henüz görünmedi piyasalar hazirandan sonra kendine gelir'

Etiketler: | 0 yorum

Türkiye'nin en genç katılım bankası Bank Asya, finans sektöründeki 11. yılına Ümraniye'deki yeni bankacılık üssünde 'merhaba' dedi. Yapımı yaklaşık 1,5 yıl süren 11 katlı yeni binanın kapılarını ilk kez basına açan Genel Müdür Ünal Kabaca, çeşitli konulardaki soruları cevapladı.

Uluslararası piyasalarda büyük çalkantıya sebep olan ABD'deki mortgage krizi sebebiyle 2008'in ilk çeyreğinin biraz sıkıntılı geçeceğini belirten Kabaca, "Yurtdışındaki krizin dibi henüz görünmedi. Yılın ikinci yarısından itibaren piyasaların açılmasını bekliyoruz." dedi. Türkiye'nin çok dinamik bir ülke olduğunu hatırlatan Kabaca, ancak dışarıdaki problemlerin devam etmesi halinde bunun mutlaka Türkiye'ye de yansımalarının olacağını kaydetti. Genel Müdür Kabaca, 2008 yılının dünya piyasalarındaki dalgalanmalar sebebiyle kritik bir yıl olarak görüldüğünü ifade ederek, bu dönemde IMF ile güven tazelemenin yararlı olabileceğini savundu. Bankacılık sektöründeki yabancı payına ilişkin bir soru üzerine Kabaca, "Yabancı yatırımcı Türkiye'ye istikrarla birlikte gelmeye başladı. Önümüzdeki dönemde yabancı payının burada kalmayacağı, daha da artacağı görülüyor." diye konuştu. Türkiye açısından bakıldığında gelecek yıl finansal piyasalarda konsolidasyonların süreceğini dile getiren Kabaca, özellikle kredi kartı tarafında bunun beklendiğini, piyasada kalacak kartlar arasında yer almayı istediklerini söyledi. Türkiye dışındaki faaliyetler için çok acele etmemek gerektiğini anlatan Kabaca, uygun bir ortamda, uygun şartlar oluştuğu takdirde gerekli adımları atabileceklerini vurguladı. Özel finans kurumlarının kuruluş amaçlarından birinin, yabancı sermayeyi çekmek olduğunu hatırlatan Kabaca'ya göre, diğer bir amaç ise yurtiçi tasarrufların açığa çıkarılması. Bu konuda önemli mesafeler alındı, ancak yeterli olmadı. Hâlâ altın yatırımları yaygın. Katılım bankalarının gelişimiyle birlikte bu tasarruflar da daha çok açığa çıkabilecek.

2008'de yüzde 40 büyüyeceğiz

Genel Müdür Kabaca, hedeflerinin Bank Asya'yı bankacılık liginin üst sıralarına taşımak olduğunu söyledi. Düzenlediği basın toplantısında, Bank Asya'nın 2007 yılına ilişkin verilerini ve 2008 hedeflerini açıklayan Kabaca, bu yıl kârlı bir şekilde büyümeye devam ettiklerini bildirdi. Müşteri portföyü ticari ve kurumsal ağırlıkta olmasına rağmen Bank Asya'nın bireysel bankacılıkta da önemli bir aktör olma yolunda ilerlediğinin altını çizen Kabaca, 2007 yılında özellikle kredi kartı adedi ve cirosunda büyük artışlar elde edildiğini, adet olarak kredi kartı pazarında 13. sırada yer aldıklarını söyledi. Bankanın dış ticaret performansına da değinen Kabaca, Bank Asya'nın dış ticaret hacminin 4,5 milyar dolara çıktığını bildirdi. Deneyimli bankacı, geçen yıl halka açılan Bank Asya'nın piyasa değerinin ise 1 milyar 50 milyondan 3 milyar 210 milyon YTL'ye yükseldiğini kaydetti. 2008'de yüzde 40'lık bir büyümeye imza atmayı hedeflediklerini söyleyen Kabaca, son tutsat (motgage) krizine rağmen hedeflerini revize etmeyi düşünmediklerini sözlerine ekledi.

RAKAMLARLA BANK ASYA*
Aktif büyüklük 5,668

Kullandırılan fonlar 4,766

Toplanan fonlar 4,280

Net kâr 0,141

Şube sayısı 118

Personel sayısı 3.288

* 30 Eylül 2007 itibarıyla, milyar YTL.

Kaynak: Zaman

Geçmişten Geleceğe Gayrimenkul Söyleşileri II

Etiketler: | 0 yorum

ULI Young Leaders tarafından ilki Haziran 2007’de gerçekleştirilen “Dünden Yarına Gayrimenkul Söyleşileri” toplantılarının ikincisi 7 Ocak Pazartesi günü Swissotel’de düzenlenecek.
Multi Turkmall Gayrimenkul’ün sponsorluğunda, ULI Young Leaders tarafından düzenlenen ikinci “Dünden Yarına Gayrimenkul Söyleşileri” toplantısına aşağıdaki konuşmacılar katılacak:

Hans Otto Nagel (Multi Turkmall Gayrimenkul, Turkmall ve Colin Investments Inc. Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı)

Prof. Dr. Hüseyin Kaptan (İstanbul Metropoliten Planlama Koordinatörü)

Firuz Soyuer – Moderatör (DTZ Pamir & Soyuer Kurucu Ortağı)

Ana başlığı “Türkiye’de gayrimenkul sektörünün dünü ve yarını” olarak belirlenen toplantıda, bugüne kadar Yunanistan’da, Türkiye’de, Balkanlar’da ve Çin’de 3.000.000 metrekareden fazla alışveriş merkezi alanının geliştirilmesinde veya hayata geçirilmesinde rol alan Hans Otto Nagel

- gayrimenkul sektöründe geçirdiği 30 girişimci yılını,
- Metro AG, Carrefour, Bauhaus, Real, Praktiker ve Ikea’nın Türkiye’ye geliş öyküsünü,
- Turkmall, Multi Turkmall ve Colin Investments başkanı ve ortağı olarak Türkiye ve dünyada perakende sektöründeki deneyimlerini,
- sektör değerlendirmelerini,
- Türkiye için nasıl bir gelecek beklediğini açıklayacak.

Kentsel planlama alanında 40 yılı aşkın deneyime sahip, İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi’nin (İMP) kurucu yürütücüsü Prof. Hüseyin Kaptan ise
- İstanbul’un dünü ve yarınına,
- geçmişindeki problemlere,
- yeni kentsel dönüşüm projelerine,
- gelecekte İstanbul’u bekleyen fırsatlara değinecek.

Geçmişten Geleceğe Gayrimenkul Söyleşileri II Tarih: 7 Ocak 2008
Yer: Swissotel, İstanbul
Program:
17.00-19.00 Konuşmalar
19.00-19.45 Kokteyl
Simültane tercüme mevcut

Toplantıya katılım ve detaylı bilgi için: Ahmet Hakan Yener ahmethakanyener@gmail.com

Kredi kullandım, faiz düştü ne yapacağım ?

Etiketler: | 0 yorum

Herhangi bir bankadan veya kredi kuruluşundan sabit faizli konut kredisi kullandıktan hemen sonra, konut kredisi faiz oranları düşmeye başlarsa, yapabileceğiniz iki şey vardır.


Birincisi, banka ile sözleşme imzalamışsanız ancak henüz fiilen konut kredisini kullanmamışsanız, bankadan daha düşük faiz oranı ile kredi kullandırmasını talep edebilirsiniz. Ancak, eğer kredi sözleşmesini imzalamış ve krediyi de kullanmışsanız, faiz oranı konusununda banka ile pazarlık yapmanız gerekir.

Faizler düştüğü halde neden kredi kuruluşu kredimi daha düşük olan yeni faiz oranı üzerinden yenilemiyor diye düşünebilirsiniz. Ancak olayı bir de kredi kuruluşu açısından değerlendirmek gerekir. Kredi kuruluşu da size sabit faiz oranı üzerinden konut kredisi kullandırdıktan sonra, eğer piyasadaki faiz oranları yukarı doğru hareket ederse kredi kuruluşu sizi arayıp da anlaşmayı bozmanızı ve yüksek orandan tekrar kredi kullanmanızı istemeyecektir. Yine de sabit faizli konut kredisi kullandıktan sonra faiz oranlarının düşmesi durumunda, siz tüketicileri koruyan bir takım sistemler vardır.
Bazı kredilerde ‘düşük faiz oranından mevcut konut kredinizi yenileme olanağı bulunmaktadır. Eğer kredi faiz oranını sabitlediğiniz dönemde faizler düşerse, bu seçenek size düşen faizden faydalanma imkanı verir. Bu sistemde bir kaç varyasyon vardır. Ama genelde faizler düştüğünde bir defalık düşük faizden sabitleme hakkınız vardır. Bazı kredi kuruluşları bunu sadece belirli dönemlerde yapmanıza izin verirler. Bazıları bu işlemden komisyon alırlar. Bazıları faiz oranları belirli bir yüzdenin altına inerse bu seçeneği kullanmanıza izin verirler. Bazıları bunların üçünü birden yapar. Bir çok kredi kuruluşu bu seçeneği her kredi türünde kullanmanıza izin verir. Bu durumda ilk başta uyguladıkları faiz oranı piyasa geçerli olan orandan biraz yüksek olur. Bunu da doğal karşılamak gerekir. Kredi kuruluşlarının esas işi risk yönetimidir ve bu konuda oldukça başarılı olduklarını kabul etmek gerekir. Eğer size bir esneklik sağlayacaklarsa, size sağladıkları bu esneklik sebebiyle kaybedeceklerinin mümkün olduğu kadar büyük bir kısmını karşılamaya çalışırlar. Eğer düşük faize sabitleme seçeneğini kullanmak istiyorsanız kredi kuruluşundan faizi düşürüp düşüremeyeceğini öğrenmeniz gerekir.

Diğer bir seçenek de düşük faizle başka bir kuruluştan kredi kullanmanızdır. Bu biraz zaman alsa ve yeni kredi kuruluşu için tekrar kredi kullanım komisyonlarını ödemeniz gerekse de, eğer hesaplamalarınız sonucunda yeni faiz oranı bu işlemi yapmaya değecekse, bu seçeneği kullanabilirsiniz.

İlk krediye başvurup da onay sürecini beklerken faiz oranları düşerse, refinansman da olduğu gibi işiniz kolaydır. Hemen kredi kuruluşuna gidip, size daha düşük faiz oranı üzerinden kredi kullandırıp kullandıramayağını sorarsınız. Bunu genelde kabul ederler. Ama yok kabul etmezlerse o zaman yapacağınız tek şey, mevcut kredi başvuru dökümanlarınızla düşük faiz uygulayan başka bir kredi kuruluşuna gitmektir. Burada eğer o aşamaya kadar kredi kuruluşuna herhangi bir komisyon veya ücret ödemediyseniz tek kaybınız zaman olacaktır.

SABİT VE DEĞİŞKEN FAİZLİ KREDİLER

Etiketler: | 0 yorum

Konut kredilerinin bir çok çeşiti vardır ve sizin de konut kredisi kullanmadan önce bu krediler hakkında yeterli bilgiye sahip olmanız gerekir.


Konut kredilerinin bir çok çeşiti vardır ve sizin de konut kredisi kullanmadan önce bu krediler hakkında yeterli bilgiye sahip olmanız gerekir. Bir değişken faizli konut kredisi ile diğerini veya sabit faizli bir konut kredisini karşılaştırmak için, endeksleri, marjları, indirimleri, faiz limitlerini/caps, negatif amortizasyonu ve kredi tipi değiştirmeyi bilmeniz, size en uygun konut kredisini seçebilmeniz için bir gerekliliktir. Aylık ödeyebileceğiniz en yüksek kredi taksidini belirlemeniz de gerekir. En önemlisi, gelecekteki ödeme gücünüzle konut kredisi maliyetlerini karşılaştırmalısınız.

SABİT FAİZLİ KONUT KREDİSİ

Sabit faizli konut kredisinde faiz oranı vade boyunca sabit kalır.Bu tür konut kredisinin avantajı, kredi geri ödeme dönemi süresince her ay ne kadar taksit ödeyeceğinizi bilmenizdir ve buna göre bir ödeme planı yapabilmenizdir.


Avantajları

• Vade boyunca düşük faiz: Kredi vadesi boyunca faiz oranlarındaki dalgalanmalar her ne olursa olsun aylık ödemeniz sabit kalır.
• Gelecekteki faiz oranları konusunda endişelenmezsiniz.

Dezavantajları

• Değişken faizli konut kredisi ile karşılaştırıldığında, ilk aylardaki ödemeler yüksek kalır.
• Esneklik azdır.

DEĞİŞKEN FAİZLİ KONUT KREDİSİ

Bu türde faiz oranı ve aylık taksitler genelde sabit faizli konut kredisine göre daha düşüktür. Ancak faiz oranı ve aylık ödemeleriniz yılda en az bir kere yeniden belirlenir ve artabilir. Bu değişiklik bir finansal endekse bağlıdır. Kredi vadesi boyunca ana para ve faiz ödemesi faiz oranlarındaki dalgalanmalara bağlı olarak değişecektir.

Avantajları

• Başlangıçtaki düşük faiz oranı sebebiyle ilk taksitler düşük olur.
• Düşük faiz oranı sebebiyle daha yüksek tutarda kredi çekebilirsiniz;
• Faiz oranları düşerse, daha az aylık taksitler ödersiniz.
• Faiz oranı limitleri ile ödenebilecek en yüksek faiz tutarı belirlenebilir ve böylece faiz riskinizi sınırlandırabilirsiniz.

Dezavantajları

• Gelecekte yapacağınız taksit ödemelerinin tutarı belirli değildir.


• Başlardaki düşük faiz oranı ve aylık taksitler geçicidir ve ilk dönem için geçerlidir. Genelde de ilk dönemden sonra faiz oranı yükselir.


• Eğer faiz oranları artarsa aylık faiz ödemelerinizin tutarı artar.

ÖZET

Sabit faizli konut kredileri, kredi vadesi boyunca faiz oranınızın değişmeyeceği garantisini sağlar. Değişken faizli konut kredisinin avantajı ise başlangıç faiz oranı düşük olduğundan, daha pahalı bir ev satın alabilmenizdir. Sabit faizli konut kredisi vade boyunca aynı faiz oranını uygular. Bu tür konut kredileri çok basittir ve değişken faizli konut kredilerine göre anlaması daha kolaydır. Alıcı için güvenlidir ve ilk kez ev satın alanlar daha çok bu türü tercih eder. Kredi kuruluşunun riski daha yüksek olduğu için sabit faizli konut kredilerinin faiz oranı, değişken faizli konut kredilerinden daha yüksektir. Sabit faizli konut kredileri, aylık ödemelerini bütçeleyen ve yıllarca aynı evde oturmak isteyenler için idealdir.